yeni
popüler
    güncel
    popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    • linki kopyala
    • girdiler (10908)
    • medya (826)
    4

    1. Yanılmıyorsam yerli marka.

    Bir dönem watsons'da satılıyordu artık yok. Çekilmeden önce ciddi indirime girmişti denemek için aldım.

    Duştan önce saç diplerime masaj yaparak uygulayıp ~2 saat sonra yıkadım. Gerçekten saçım gürleşti mi objektif bir gözlem yapabildiğimi düşünmüyorum ancak uygulamadan sonra saçımın görüntüsünden ve hissinden memnun kaldım. PArlak, canlı ve pürüzsüz bir görüntü sunuyor ancak bu kalıcı değil. Ben haftada bir uyguladım yeterli geldiğini düşünüyorum

    Bence (link: https://www.suslusozluk.com/urban-care-rosemary-clove-biberiye-ve-karanfil-yağı?i=1360660 Urban Care'in biberiye yağı) daha etkiliydi ancak bu ürünü de bitene kadar beğenerek kullandım.

    Sitesinde şeffaf bir şekilde içerik listesini paylaşmamış olmaları bence bir eksi.

    İlgisini çekenler için tam içerik listesi: Helianthus Annuus Seed Oil, Ricinus Communis Seed Oil, Prunus Amygdalus Dulcis Oil, Rosmarinus Officinalis Leaf Oil, Tocopheryl Acetate, Mentha Piperita Flower / Leaf Oil, Eucalyptus Globulus Leaf Oil, Hydrolyzed Keratin, MEnthol

    13 nisan 14:05

    15. Seneler sonra watsons'ta gördüm, 10 sene önce kendileriyle nasıl aşk yaşadığımı, türkiye'den çekildiklerinde nasıl üzüldüğümü hatırlayıp ouai ve l'occitane yerine bunlardan sipariş verdim. 

    Saç kremi ve saç maskesini aldım, saç kremi abartmıyorum 1000 ml devasa bir şişede geldi, eskiden minicik 300 ml falandı, ben mi büyük boy söyledim nedir anlamadım. Ambalajı değişmiş, mor, tropik bişi olmuş ama kokusu, dokusu 10 sene önceki gibi duruyor. Ama benim dyson ve airstrait'le şekillendirilmeye, l'occitane şampuan ve saç kremine alışmış saçıma bu sefer iyi gelmediler. Eskiden kıvırcık kullanırken güzel nem verip yumuşatıyordu ama şimdi ısıyla şekillendirirken saçı manasız ağırlaştırıyor, şeklini tutmasını engelliyor, hayal kırıklığı oldu.

    Ayrıca 1 litre saç kremi mi olur ya, ben ne yapacağım şimdi bunları.

    5 nisan 09:54

    5

    9. Olaplex 3, 4, 5, 6 ve 7 var elimde. Söz konusu olan olaplex 6'yı ise seriyi tamamlamak için aldım açıkçası. Ürüne gelince; bu ürün boyalı, permalı ve işlem görmüş saçlar için etkili. İşle. Görmemiş saça bir vaatte bulunmuyor. Olaplex saç kremini kullandığınızda bu ürünü kullanırsanız saçı ağırlaştırırsınız, fazla kullanırsanız da ağırlaştırırsınız. Fön süresini kısaltma konusunda ciddi anlamda başarılı. Boyalı saçlarımın kuruma süresini ciddi bir oranda azalttı. Ayrıca; Olaplex ürünleri anlık bakımlı bir görüntü vermekten ziyade ileriye dönük saça yatırım yapmak adına faydalıdır. Bu arada olaplex 3, saçımın hayatını kurtarmıştır. İlk 3 ile başladım seriye. 

    4 nisan 18:05


    3

    13. saç yağının klasik olanını değil, ince telli saçlar için olan light versiyonunu denedim. Saçı yumuşatma vaadini kesinlikle yerine getiriyor, hatta fazlasıyla yumuşatıyor ancak fazla kaçırdığınız takdirde maalesef ki saçı söndürüyor, kullanım ölçüsü açısından güvenli bulmadığım için bıraktım,(link: https://www.suslusozluk.com/kerastase-elixir-ultime-sa%C3%A7-ya%C4%9F%C4%B1?i=1362033 kerastase)  kullanım açısından daha güvenilir olduğu için onunla devam ediyorum. Koku hassasiyeti olanlar sevmeyebilir, yoğun ve kalıcı bir kokusu var. Kokusu için “hacı miski gibi kokuyor.” gibi yorumlar da gördüm ancak ben kokusunu beğeniyorum, bence Chanel no.5 ayarlarında bir kokusu var.

    4 nisan 13:07

    5

    22. Saçı yumuşatma vaadini kesinlikle yerine getiren, ne kadar fazla kullansanız da asla yağlandırmayan, ağırlaştırmayan, kokusuna da bayıldığım saç yağı. Koku hassasiyeti olanlar sevmeyebilir, menekşe ve heliotrope notalarının baskın olduğu yoğun bir kokusu var. 

    4 nisan 12:55

    1

    8. Söz konusu saç olduğunda büründüğümüz (link: https://m.youtube.com/shorts/zq5JtHCD0aQ kişilikten)ötürü bunu da denemezsem öleceğim(!) için eksik kalmadım tabii😏

    Deneyimime göre tamamen overrated bir ürün. 

    Saçımda hiçbir kimyasal işlem olmamasına rağmen yanlış şampuan kullanımına bağlı olarak ve ısı işlemlerinden dolayı saçımı kurutup nem dengesini bozduğum için hem yumuşatsın hem de elektriklenmeyi önlesin diye kullanmaya başladığım ancak bırakın yumuşatmayı, saçımı daha da sertleştirdiği için dördüncü denememden sonra kullanmayı bıraktığım ve ne işe yaradığını çözemediğim ürün. 

    4 nisan 12:45

    30. Mrba, yılda 1 girdi yazan süslü olarak tekrar uzun soluklu bir girdi yazmaya geldim. Elimden geldiği kadar 5,6 yıllık birikimimi aktarmaya çalışıcam. Hatta benim yaşadığım ve izlediğim yolların 1 kez saçını açıp boyayıp bakım rutini tavsiyesi veren Influencerlardan daha iyi olabileceğine inanıyorum. Yanlış anlamayın en iyi bilir kişi benim demiyorum ama askıya alınmaz deneyimim de var. Kendi saçlarım 16 yaşımdan beri boyanıp açılıyor, öyle dipten falan da değil baya baya açıyorum ve sürekli bunu yapıyorum-dum. Kuaförlerin renk kataloğundan daha fazla renk görmüştür saçım. pastel maviler, morlar, kızıllar, griler, koyu tonlar, rose goldlar neler neler var anlatamam. Eflatunun 5 tane tonunu bile denedim yani gerçekten renk kataloğu meselesini abartmıyorum.

    Ama tabii ki benim bu şımarıklılığım sonucu saçımı yakma raddesine getirdim(gizlinot: E zahmet oldu). Özellikle akaju bakır tonlarını denerken saçlarımı sarı yapmak istedim tekrar. İşte tam bu raddede saçlarımı toparlamak konusunda afalladım diyebilirim. Bizim aile genleri sağolsun saçım normalde güçlü ve kalın tellidir. bu kadar renk değişimine zaten kel kalmama sebebim muhtemelen bu. Ama onun da kızıl pigmente karşı alt olma serüveni varmış.

    Öncelikle daha fazla detaylandırmadan, önemli bir şeyden bahsetmek istiyorum. artık herkes biliyordur ama yanmış bir saç geri getirilemez. Hemen üzülmeyin, tabii ki en sağlıklısı o kısımları kestirip daha hızlı onarılabilen taraflarla ilgilenmek ama bunu yapmamak da mümkün. Leave in kategorilerinde Bağ onarıcılardan destek alarak iyileştirebileceğimiz kadarını iyileştirip bir süre yolumuza devam ederiz. Ama neden mantıksız olduğunu açıklayayim karar sizde kalsın;

    1. Olarak bağ onarıcılar gerçekten çok pahalı ve küçük ürünler. Özellikle k18den alacağınız verim biçilmez bir değer, fakat sadece nefes aldırabileceğiniz eski haline getiremeyeceğiniz bir saça bu yatırımı yapmak bence boş bir masraf.

    2. Olarak saçlarınıza ne kadar bağ onarıcıyı boca ederseniz edin ilk günkü sağlıklı hallerine dönmez (getiremeyeceğinizden kastım tamamen bu.). Yanmış saç ölüdür demek istemiyorum fakat bağ onarıcı ve iyi bir bakımla ancak nefes aldırabilirsiniz. Beklediğiniz şey banyoda uzamaması, pamuklaşmaması ve dipten kopmamasıysa evet bağ onarıcılar kesinlikle saçlara bir nefes aldıracaktır. Ama eski sağlıklı saçlarınızı beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız.

    3.olarak saçlarınız dipten uzamaya devam edecek, ama uçlardaki minik kırılmalar gitmeyeceği için saçlarınızla sürekli başa dönüyormuş hissi olacak.

    Bu nedenlerden ötürü saçlarınız kökten yanmadıysa uçları kesip, çok yıpranmış ama yanma raddesine de daha gelmemiş bir saça odaklanmak daha iyidir.

    Şimdi tekrar konuya dönersek; saçlarımı yaktığım sıralar baya bilinçsizce saç bakım ürünleri alıyordum. İşte bu noktada çoğu infulusır arkadaşları dinlememek gerekiyor çünkü market ürünleri öneriyorlar. Amacım kötülemek asla değil ama yaptıkları mantıklı da değil, saçları yanmamış ya da çok yıpranmamış herkes 'aşırı yıpranmış saçlar' başlığı altında bunları öneriyor. Mesela gündemde dove'un repair serisi gibi. Pahalı ürün iyidir algısında biri değilim, keşke ucuz olsalar hatta ama malesef bunlar sadece kozmetik kategorisinde. Bize içerden onaracak ürünler lazım; bağ onarıcılar omega, keratin gibi. Dove ya da loreal vb. setleri genelde saçın dış yüzeyini iyileştirmek adına üretilen ürünler. Kullanırken yumuşak ve güzel hissettirir ama bağları onaramadığı için kullanmayı bıraktığınız an zaten yine tiftik yıpranmış saçlar ile yola devam edersiniz. Bu yüzden kozmetik kategorisinde. Saçları kurumuş kırılmış neme ihtiyaç duyan saçlar için bunlar yeterli ama bizim için değiller. Bize kalıcı etki lazım.

    Konuya ve ürünlere gelelim;

    1. Şampuan sadece bir temizleme aracıdır. Destekler mi? Evet. Ama tek başına onarmaz. Bu yüzden bu ürünlere çok bütçe ayırmaya gerek yok. Önemli nokta slikon ve sülfat* (gizlinot: Sülfata ayrı değineceğim çünkü biraz karışık)içermememesi. Asıl parayı dökeceğimiz yerin önünü boş yere kapamaya gerek yok. Slikon saçları kapatacağı için bağ onarıcıların emilimi önler.

    2. Saçlarınızın durumu; bazen saçlarımızın neme ihtiyaç duyduğu yerde keratin yüklemesi yapılıyor. Bu çok sık bir bilgisizlik bu arada. Genelde bağ onarıma, keratine tonla para döküp yeterli verimi alamamak bundan kaynaklı. Saçlarınızı gözlemleyin ve tanıyın. Duş sonrası maske sürülmemiş çıplak bir saçı inceleyin çekince uzadıkça sünüyor mu, Yoksa hemen kopuyor mu mesela? Artık yapay zekalardan yardım da alabiliyoruz. Saçlarınızın kuruyken, ıslakken, duş sonrası çektiğinizde nasıl tepki veriyor hepsini ve işlem geçmişinizi detaylı bir şekilde yazın anlatın. Size biraz olsun bile fikir verecektir. Çünkü biliyorum en çok kafa karışıklılığı burada başlıyor.

    En önemlisi ise kuaförde keratin bakımı yaptırdıktan sonra keratinli ve proteinli ürünler kullanmayın. Saçlarınız mat ve kırılmasının sebebi bu.

    Hatta bana kalırsa yaptırmamak daha iyi. Biliyorum o zor dönemde yardımcı oluyor ve güzel gösteriyor ama asıl odaklanılması gereken şeyleri blurluyor.

    3. Bağ onarıcılara gerekli yatırımı acı da olsa yapmak. Oryalle haşır neşirseniz kaçarı yok üzgünüm. K18, olaplex no 3 en bilinenleri. piyasada daha iyileri var mı bilmiyorum, Ama ülkede bildiğim kadarıyla en kolay ulaşılabilir bu ikisi. K18e 1 kere yatırım yapıp sonra olaplexe geçiş yapmak en mantıklısı olur. Biri kür gibi zaten, diğeri biraz daha devamlılık istiyor. Nasıl kullanıldıklarını anlatıp uzatmak istemiyorum ama lütfen ürünlerin kullanımını detaylı araştırıp tam verimi alın. K18i ben baya yanlış kullanmıştım ilk zamanlar içim yanar hala.

    Ayrıca bağ onarıcı ürünlerden maksimum verim almak isterseniz haftada 1 arındırıcı bir şampuan kullanmak iyi olur. Sülfat meselesi burada önemli, mesela benim kullandığım wella ultimate repair serisindeki şampuan sülfat içeriyor. Sonraki aşamada kullanacağım aha asitleri için saçı iyice arındırıp hazırlamak adına konulmuş. Artı olarak sonlarda saç taramayı kolaylaştırmak için kolay arındırılan slikonlar var. Ama wella serisi tamamen farklı bir kategori, birbirlerini tamamlamak adına hepsi.

    Siz başta söylediğim tanımlara uyan temiz içerikli bir şampuan bulup haftada 1 kullanmak için arındırıcı şampuan da ekleyebilirsiniz.

    4. Bağ onarıcılardan sonra gerçekten iyi nem veren saç kremi ve maskesi. (yumuşatan demiyorum. Nem verince saç elbetteki yumuşar ama her yumuşak etki veren krem nemi verimli vermez.)

    5. Gece serumları lüks kategorisine girer ve gerekli bulmuyorum. Gece yatarken kırılmaları önlüyor ama ucuz alternatiflerde iş görür. İçeriğini beğendiğiniz herhangi bir gece serumu yeterli gelir, sadece slikonu basan bir ürünse bakım yapacağınız gün arındırıcı şampuan kullanmak fayda sağlar.

    6. Yağ ürünleri saça yeterli nem verdikten sonra sürülebilir ama onun öncesinde kullanım yine bakımı önler. Saç yağları saç partiküllerini neme doyduktan sonra son hamle olarak mühürlemek için kullanılır. Buna da devasa yatırımlar yapmaya gerek yok fikrimce.

    Şimdi sarışın olma konusunda henüz elenmeyi düşünmeyen ama kel kalmak istemeyen hanımefendiler için tüyolarım var. Yedi yıl civarı sarı aralıklarda takılıyorum. 9-10 arası. Saçlarım ara ara kopma raddesine getirdiğim ama kurtardığım çok oldu. Özellikle kuaförlerle iletişimi çözdüğümden beri kesinlikle saçlarım yanmadı.

    Dip açma işlemlerinde gerekirse kuaförlere açıcınızı siz alın. Kuaförler hızlı ve çabuk sonuç almak için 30, 40 volüm kullanmayı sever. Dipten yanan saçlarınızın malesef kaynaklarından biri bu. Özellikle belirtiyoruz, 20 VOLÜM! Saçları zaten dipten açıyorsun, 30 volüm ve üzeri bildiğiniz saç derisini yakmak için zaten. Ben onu kontrol edebilecek kadar profesyonel kuaför ile tanışmadım. Hiç gerek yok 20 volüm de işi yapar. Yavaş yapar ama yapar. kuaförler 20 dakika fazla bekliyicem diye rahat 3 yılımızı alıyor gerek yok efendim.

    Bu yüzden ben genelde açıcımı ve oksidanımı kendim bizzat götürüyorum. Aşağıda Birkaç marka öneririm. Ama genelde plex ürünlerine bakabilirsiniz.

    Kuaför saçları diplerden açarken sarılara değdirmemeye özen göstersin gerekirse 10 kere uyarın ya da kalkıp siz önceden krem sürün. Zaten saçlar minumum 8 civarı tekrar o kısma 40 dakika oryal vurmak yakmasın da napsın? Bunları halledebilirseniz devamlı bakımla güzel ve bakımlı duran sarıları sürdürürsünüz ama yine de; sarı saç sadece açma boyamada değil malesef her alanda maliyetli. Bağ onarıcıları, protein ıvır zıvırları sarı kaldığınız sürece sizinle olacak. Belki toparlanınca kullanma sıklığı azalacak ama olacak. Zaten kuaförle yukarıda bahsettiğim gibi anlaşabilirseniz ve uçları da toparlamayı başardığımız zaman sağlıklı kategorisine girmeye yakın olur. Diplere kontrollü oryal değdirmek saçları yine yıpratır ama uçlar gibi üst üste yemeyeceği için toparlamak çok kolay olur.

    Ve benim gibi renkli kişiliğini saçlarından çıkaran biriyseniz uç tonlara girmeyin. Saç rengi değiştirmek güzel fakat ya arasına uzun bir zaman dilimi koymak gerekiyor ya da kendi tonlarınıza yakın ama farklı renklere geçiş yapmanız gerekiyor. Ben şu an öyle takılıyorum yarı kalıcı boyalarla istediğim pastel rengi yapıyorum, akınca doğru cila ile eski haline getiriyorum. Bakır, Kızıl, akaju renkleri ekstra düşünün derim, benim saçlarımdaki keçi inadını kızıldan dönmek mahvetti.

    Saçlarını koyu renkse zaten tekte açmamanız gerektiğini biliyorsunuzdur.

    Bu aralar kullandığım ve memnun olduğun ürünler;

    Kerastese yeşil seri resistance therapiste olan; protein ağırlıklı bir ürün, güzel de bir ürün ama tek başına bu set yeterli gelmez. Destek atacak ürünler de toplamak lazım. Olaplex zaten her sette lazım olacak, o fiks ondan bahsetmiyorum. Daha çok nemi dengeleyecek ürünlerle birlikte gider. Ayrıca bilinçli kullanılmazsa içindeki proteinler saça fazla ağır gelip kurutuyor. Dikkatli olmak lazım. Çok kötüledim gibi olmasın ürün gerçekten güzel fakat her istediğinizi karşılayan bir set olmayabilir, daha dönemsel bir set.

    Wella ultimate repair serisini ayrı başlıkta tek tek inceleyeceğim. Biraz daha kullanıp saç durumumu onsuz nasıl olduğuna bakmak istiyorum. Ama şu an çok memnuniyetle ilerliyorum. Alırken baya çekinmiştim çünkü pahalı bir set ama leave in spreyi kesinlikle saçların kötü dönemleri için iyi bir kurtarıcı. Bu setin yanında da haftada 1 olaplex ile destek olmak gerekiyor.

    Açıcı olarak Wella plexi alıyorum, bu çok önemli mi bilmiyorum muhtemelen buna benzer bir sürü bağları koruyarak açan ürünler vardır. Ben seçimimi bundan yaptım, memnunum. Sadece açıldıktan sonra saça olaplex 2 mantığıyla ürün kullanmak lazım. Wella serisindeki resque leave in spreyini sıktırıyorum ben iş yapıyor. Olaplex 2 numara için çok araştırdım ama alternatif bulamadım malesef. Kuaförde 2 numara mevcutsa geçmesini isteyebilirsiniz.

    Saç boyalarımı da ben alıyorum genelde gloss etkisi yaratan boyaları tercih ediyorum, vibrace gibi. Zaten açık tonlarda gezerken genelde cila gloss ürünleri kurtarıcı oluyor. Saçı kuaföre açtırdıktan sonra kendimde uygulayabiliyorum renkleri, akınca tazelemesi de kolay oluyor.

    Sıcaktan olabildiğince de kaçının, soğuk fön tarakları olur gece yatarken şekillendirme olur, yıpratmayan bir topuz olur ama kaçının ya da son çare ısı koruyucuyla şekillendirin. Ama ilk tavsiyem kesinlikle soğuk kurulama. Biliyorum kötü duruyor ama sıcak hem saç hem saç rengi katili.

    Özetle; yanmış saçı tamamen "bebek saçı" kıvamına döndürmek bir rüya ama onu "insan içine çıkılır, sağlıklı parlayan ve kopması durmuş" bir hale getirmek imkansız değil ama sabır etmeniz gereken bir süreçtir. Eğer sabrınız ve doğru ürünleriniz varsa, çene altı hizası saçları biraz erteleyebiliriz.

    Edit: birkaç şeyi çok uzun olmasın diye kestiğim ve iyi aktaramadığım yerler olmuş ara ara ekleme yapıyorum ama sorularınız varsa gördükçe dönerim

    26 mart 12:17 27 mart 09:00


    1

    1. 230°C'ye kadar koruma vadeden saç bakım spreyi.

    Etkisini ilk başta fark etmedim. Rutine ekstra bir adım daha eklemeye değer mi anlamak için iki ay saçımı ikiye ayırıp sadece bir tarafa sıktım. Saçımı şekillendirdikten veya kuruttuktan sonra gözle görülür bir fark olmadı. Bir fark olmadığına ikna olduktan sonra ısı korumasını uzun vadeli çıktı olarak düşünüp tüm saçımda kullanmaya karar verip bitirdim.

    İsminden de anlaşılacağı üzere 10 farklı etkisi olduğu söyleniyor; Saçlarınızı 230°C'ye kadar ısıya karşı korur, 72 saate kadar yumuşaklık ve pürüzsüzlük sağlar, 72 saate kadar elektriklenmeyi önlemeye yardımcı olur, Saçınıza 4 kat daha fazla parlaklık kazandırır, 4 kat daha fazla nem sağlar, Saç kırılmalarına karşı %95’e kadar koruma sağlar, Saçın kolay taranmasına yardımcı olur, Kolay şekillendirme imkanı sunar, UV ışınlarına karşı saçınızı korur..

    Zaten saç serumu ve saç yağı kullanıyorum bunların çoğunu onlar sağlıyor. Elektriklenmeme ve kolay şekillendirmeyle alakalı bir etkisini görmedim.

    Bence çok şey vadeden pek bir şey yapmayan bir sprey. Sadece ısı koruması olsaydı belki uzun sürede koruyucudur diye düşünebilirdim ancak tekrar almayı düşünmüyorum.

    Kokusu morfose'un milk theraphy serisine çok benziyor, ben sevemedim. Şişesi güzel zamanla sprey başlığı tıkanmadı, ürünü eşit püskürtüyor.

    İlgisini çekenler için tam içerik listesi: Aqua, Isopropyl Myristate, Glycerin, Cetearyl Alcohol, Glyceryl Stearate, Sodium Hyaluronate, Hyaluronic Acid, Sodium Hyaluronate Crosspolymer, Hydrolyzed Hyaluronic Acid, Hydrolyzed Sodium Hyaluronate, Potassium Hyaluronate, Sodium Acetylated Hyaluronate, Hydroxypropyltrimonium Hyaluronate, Proline, Sodium PCA, Glycine, Alanine, Serine, Valine, Arginine, Histidine, Threonine, Isoleucine, Phenylalanine, Avena Sativa Kernel Protein, Chondrus Crispus Extract, Glucose, PCA, Tocopheryl Acetate, Cetrimonium Chloride, Ethylhexyl Methoxycinnamate, Amodimethicone, Trideceth-12, Aspartic Acid, Bis-Cetearyl Amodimethicone, Polysilicone-29, Dipropylene Glycol, Caprylyl Glycol, Butylene Glycol, Ceteareth-7, Ceteareth-25, Sodium Lactate, Potassium Sorbate, Sodium Benzoate, Xanthan Gum, Parfum, 1,2-Hexanediol, Citric Acid, Benzyl Alcohol, Hexamethylindanopyran, Vanillin.

    22 şubat 13:42

    4

    21. İnce telli ve seyrek saçım var. Saçımda boya perma vs hiç bir işlem yok. Kuru ciltliyim. 

    Bu yağı ve olaplex no7 bonding oili, ikisini birden aldım. Seyahat boy. 

    Saç derim hassas, yeni bir ürün denememde hemen kaşınır, kabuklanır aşırı yağlanır falan. 

    O nedenle yağ benim kullanacağım son şey  diye düşünürdüm hep. Sonra bir fikir geldi aklıma. Dedim ki: ben kuru ciltli olduğum için saç derimi de nemlendirmem gerekiyor olabilir mi? Belki kuruduğu ve kendini nemlendirmek istediği için fazla yağ üretiyor saç? Vallahi olabilir, çünkü yağ işe yaradı! 

    Ne yalan söyliyim, saçı süper yapma, besleme, yumuşatma, parlatma gibi şeyler gözlemedim bu ürünlerde :/ (ya da benim saç o kadar tırt ki, bişeyler olduysa bile farkı gözle göremiyorsun. Belki yapısı da daha sağlıklı hale gelmiştir bi tık. Bilemiyorum) ama yağ kullanmak gerçekten yağlanmayı geciktirdi. Buna eminim. Saçım yağlanmadan ikinci hatta üçüncü günleri görüyor. Duştan sonra yağ kullanmadığım günlerde de aynen ertesi gün yağlanıyor. Yani bu yağı kullanarak 2-3 gün saç yıkamadan idare edebilir hale geldim. Saçım az olduğu için 1 pompa yetiyor. Parmak uçlarıma yedirip fazlalığı önce uçlara sürüp kalanla diplere masaj yapıyorum. Saçı öne atıp ense bölgeme de masaj yapıyorum. Ensemdeki saçma sapan bebek saçları da baya yatıştı. Tokaya geliyor en azından. Toplayınca tiftik tiftik durmuyo, daha düzgün görünüyor. Kerastası olaplexten daha çok beğendim! Bittikçe kerastası alırım aynı etki devam ettiği sürece. 

    19 şubat 12:44

    2. Kuru, kalın telli, elektrikli ve gür saçlarımda nadiren bir üründen fayda görüp yeniden alıyorum ve bunu sanırım bittikçe almaya devam edeceğim. Saçı ağırlaştırmadan kuruluğunu gideriyor ve daha parlak gösteriyor. Ufak bir miktar kullanmak yetiyor.

    17 şubat 12:05