1.
ortada belirgin kurallar olmasa bile , gün içinde uğraşılan işe en uygun olan makyajlar aslında bellidir. yerine göre rengarenk yerine göre sade olmak doğru olur.
örneğin hastanede çalışan beyaz önlük giyen sağlık personeline koyu renkli ruj-far-allık üçlüsü kadının "hijyenik" olan görüntüsü ile tezatlık oluşturur. daha güzel görünmek yerine, beyaz önlüğün de etkisiyle surat aşırı renkli ve kirli gözükür bence. doğal kahve ve nude tonlarında makyajlar her zaman daha elegant durur sağlıkçılarda.
eğitimcilere de renkli makyajlar yakıştırıyorum. öğretmenler güzel renkli rujlar, ojeler sürdüğünde öğrencinin daha çok dikkatini çeker. ders anlatırken dikkatleri daha kolay toplar. annem eski dönemin öğretmen okulundan mezun. o zaman öğretmenlere ellerinin her zaman bakımlı ve renkli ojeli olması gerektiğini söylerlermiş. hoca yazı yazarken daha kolay odaklanırlarmış tahtaya. bir de hatırlarım küçükken öğretmenlerimizi bakımlı , rengarenk görünce çok hoşumuza giderdi. hayran hayran izlerdik. ama bakımsız bir hoca gelince pek ciddiye almazdık.
tam tersi üniversite hocalarına da sade makyajı yakıştırıyorum. genelde entelektüel yanları ağır bastıkları için doğallık onları daha karizmatik yapıyor sanki.
tasarımla uğraşan mesleklerde, daha esnek çalışma saatleri ve değişik çalışma mekanları olduğu için tabiki belli kurallar söz konusu olamaz. çok çılgın ya da çok sade olabilir. ama modern olmayan demode ve avam bir görüntüsü varsa o da kötü duruyor. tasarımcıya çok geleneksel kıyafet ve assolist makyajı hiç yakışmıyor.
devlet dairelerinde çalışan memurlar... klasik ve şık giyim ve özenli makyaj gerekiyor kesinlikle. işim gereği devlet dairelerine çok uğruyorum. özellikle orta yaşı geçirmiş kadınlar o devlet dairesinin sıkıcılığının da etkisiyle korkunç pasaklı makyajlarla geziyorlar. onu bırak bazıları tüm gün boş boş oturduğu halde saçını bile taramıyor.
üniforma giyen kadın polisler ve güvenlik görevlileri... kesinlikle koyu renkli ruj, far, yapılı saç ve sallantılı küpeler falan kullanmamalı. çok kötü duruyor. belki filmlerdeki seksi ajanlar gibi göründüklerini zannediyorlar ama üzerlerindeki spor pufuduk mont ve pufuduk pantalon ile düğüne gidermiş makyaj yapmak çok ciddiyetsiz bir görüntü oluşturuyor. bu kişiler yine sağlıkçılar gibi doğal tonlarda takılmamalılar diye düşünüyorum.
en rahatı da üniversite öğrencileri... hayat onlara güzel. her türlü çılgınlığı kaldıran grup. ne güzel ister gotik takıl, ister bülent ersoy... kendin gibi olmanın tadını çıkarabileceğin, tüm saç renklerini, tüm makyaj tarzlarını deneyip yadırganmayacağın tek zaman!
31 aralık 2014 04:41
31 aralık 2014 04:42
2.
bencede haklı olan tanımlamalar. bir doktor olarak çok koyu makyaj yapmaktan kaçınıyorum. yüzümüzde çoğu zaman maske oluyor sadece gözler görüyüor onarıda smokey eyes yapmamız bence çok komik. kaldı ki önlük giymek zorunda olduğumuz için oldukça sportif hatta pijamamsı önlüklerimize ağır makyajlar hiç yakışmıyor.
3.
Halihazirda bir avukat olarak cok onemli toplantilar haricinde neredeyse hic makyaj yapmiyorum. Yapilacaksa da kesinlikle kirmizi ya da onun gibi dikkat cekici ruj surulmesini tavsiye etmem. Su an buyuk bir avukatlik ortakliginda calisan biri olarak sunu da ekleyeyim; abartili makyaj, fusya ya da parlak sari gibi renklerde kiyafet ve acik ayakkabi dahi bu tip sirketlerde yasak oldugundan istense de yapilamiyor zaten.
Sahsen doktorumun da pek makyajli olmasini tercih etmezdim ben. Hafif makyaj olabilir ama saglik sektorunde calisanlara belki de isin ciddiyetinden oturu makyaji yakistiramiyorum. Doktor olsun hemsire olsun..
4.
Mühendislik öğrencileri pek makyaj yapmıyor. Mühendisler de öyle. Sanırım farkım tarzım olacak.
5.
Tabii ya doktorlar makyaj yapmasin. Kim ki onlar. Bana kalirsa asiri makyaj ozel geceler haric hayatin hicbir alaninda olmamalidir. Yani gunluk olarak sahne makyaji yapmakla bir doktorun avukatin vs sahne makyaji yapmasi aynidir benim icin.
Ekleme: turuncu yanak kirmizi ruj mavi farlilar locasindan eksi bombardimani jsksj
17 ocak 2015 21:33
17 ocak 2015 21:51
6.
en güzeli meslek hanesine öğrenci (gizlinot: üniversite )yazılan yıllarda yapılan makyajdır. ister makyajsız gidersin, bir gün kafana eser mor ruj sürersin kimse bir şey demez. ben makyaj değil ama en deli nail art denemelerimi üniversitede yapmıştım. yoksa her meslekte yazılı olmasa da ne sürüp ne giyeceğine dair bir sürü kural var.
7.
ben ki geçen seneye kadar her gün oje değiştiren bir insandım, şuan bırakın ojeyi nail art ı ,parfüm bile sıkmıyorum. takıp takıştırmadan sokağa çıkmazdım, şimdi küpe bile yok kulağımda. sebebi mesleğim/işim. benim işimde süslenmek yasak.
Türkiye'nin sayılı gıda firmalarının birinde çalışıyorum. ürünlerimiz hassas olduğu için üretim alanında parfüm kullanmak, kokulu krem kullanmak yasak. aşırı makyaj yasak. üretim alanı olduğu için takı, toka, küpe vs. hepsi yasak.aynı şekilde oje sürmek yasak. her şey yasak anasını satayım :/ bu başlıkta yazdıklarınızı görünce içim gitti süslüler. kıymetini bilin valla.
17 ocak 2015 22:15
17 ocak 2015 22:27
8.
Kozmetik sektörü dışında kalanlarda pek bir fark olmayandır.
en kötüsü de sabahın köründe şiş gözlere rimel sürme, eyeliner çekme zorunluluğu.
Yine şiş olan suratı kapatmak da faciaya sonuç açıyor.
Şayet sabah 6-9 saatleri arasında işe gitmek zorundaysınız o makyajı konuşmaya bile gerek yoktur ve nerden bakarsanız bakın berbattır.
dinlenmiş yüze yapılan makyajın yanından bile geçemez.
9.
Hani hijyen gerektiren bir sektör olur, mesela aşçılık gibi, tırnaklara oje sürmemeyi yada saçları bağlamayı anlarım. Ciddi olunması gereken bir sektördür, avukatlık, hakimlik, kaymakamlık gibi, vamp yada çok renkli makyaj yapmamayı da anlarım. Sonuçta insanlar bunun sınırını kendileri çizebilirler. Ama cidden doktorlara dumanlı göz makyajının olmamasının sebebini anlamadım. Niye olmasınki yani? Sanıyor musunuz bütün doktorlar cerrah ve yüzleri sürekli maskeli. Insanları kısıtlamamalı bence, canı nasıl istiyorsa öyle yapsın. O mertebeye gelene kadar sınav haftaları özellikle kaşı bıyığı salan, 48 saat gram uyumadığından siyaha dönen göz altlarıyla sınava giden insanlar bir çoğu. Artık rahat rahat istediğini yapmak bence en doğal hakları.
10.
insanların alışkanlıklarına ve zevklerine göre değişiklik gösteren bir durumdur. elbette ki bazı mesleklerde biraz daha az dikkat çekici olmaya dikkat edilmelidir ama bu kişinin özgürlüğüne kalmış bir şey. biz bu makyaj veya giyim tarzı konusunda ,başkalarının zevkine müdahale etmemeyi öğrenme konusunda pek medenileşmiş bir toplum değiliz bana göre. yani yanlış anlaşılmayı önlemek için şu şekilde tekrar ifade edeyim, medenileşmekten kastım, mini etek ve topuklu ayakkabı giymek veya başını örtmek veya sadece high end marka kullanmak falan gibi şeyler değil. bunların hiç birisi kişisel tercih olmanın ötesine geçemez bana kalırsa. medenileşmekten kastım, sen istediğini yaparsın, başkası başka birşey yapar. o senin gibi değil diye kimseyi yargılayamazsın. çok koyu ve enteresan renklerde rujları çok seven bir insan olarak, yargılama olmasa da , insanlardan şaşkınlık ve "hani şöyle yapsan daha güzel olur yani..." tarzı eleştiriler duymaya çok alıştım artık. öyle yapsam sana göre güzel olur ama bana göre değil ! misal, bir gün tam anlamıyla patlıcan moru bir ruj sürdüm, bir arkadaşım bana, "bu sana yakışmamış dedi" . ben de "ben seviyorum ama." dedim. "ama sen gotik değilsin ki , bu gotik tarzda olmuş biraz,yoksa yakışmış" dedi. ukalalık yapmamak adına genelde bu tarz yorumlara gülüp geçiyorum. evet her tarzın bir adı var, modada ve makyajda çeşitli yorumlamalar var ama bunların sınırları insanlara kalmış. bence karşımızdaki insanın zevklerini değil, kendi "ultra eleştirel" bakış açımızı ehlileştirmeliyiz.
yine de belirtmem gereken ve bence bu başlığı haklı çıkarabilecek şöyle bir olay yaşadım , bir gün çook sevdiğim kırmızı rujum dudağımdayken ablamla sohbet ediyordum. konuşmamı yarıda keserek, sen psikolog olduğunda kırmızı ruj falan sürme bence dedi( psikoloji okuyorum bu arada), neden dedim, çünkü dikkatim sürekli oraya gidiyo konuşurken kafam karıştı dedi. bu mesleğe göre makyajda haklı bir yorum olabilir bence. psikologlar danışanlarına daha iç açıcı görünmek için veya en azından pespaye görünüp daha da iç karartıcı olmamak adına mutlaka bir miktar makyaj yapmalılar ama dikkat dağıtacak şekilde veya kişinin karamsar ruh haline çok batacak şekilde cafcaflı ve çok neşeli renklerde kıyafet ve makyajdan kaçınmalılar diye düşünüyorum ve bu uzuun entryi burada noktalıyorum sevgili süslüler. yani şu meşhuur videodan cümlelerle özetlersek, herkesin bir popisi vardır herkesin popisi kendinedir,herkesin hayatına kimse karışamaz. saygılar...
edit : konu ile ilgili olarak çok sevdiğim bir video vardır onu da eklemek istedim. (link: https://www.youtube.com/watch?v=Xc6pRpBX8Mc)
18 ocak 2015 00:18
18 ocak 2015 00:29