241.
günlük makyajdan farkını anlamadığım makyaj türü.
6 kasım 2018 21:11
6 kasım 2018 21:19
242.
çok zamanım olmadığı için eyelinerı ekleyemediğim ve genelde tek renk far kullandığım makyaj
243.
Şimdilerde çok küçük çocukların bile okula korkunç makyajlı gittiğini görüyorum. Liselere gelince durum iyice kötü oluyor. Küçücük çocuklara makyaj hiç yakışmıyor. Kendilerini büyümüş sanıp ne bulurlarsa sürüyorlar. Hepiniz makyajsız güzelsiniz sürdüğünüz bordo rujların kaç kat maskaraların sizi daha güzel yapma ihtimali yok. Makyaj her zaman güzellikle özdeşleştiriliyor ama yerinde ve güzel yapılmayan makyaj aksine çirkinleştirir. Hem de cildi mahveder.
Saçınızı sürekli ugrasmaya gerek olmayacak şekilde saçınızın yapısına uygun kestirirseniz, yüzünüzü hep güzelce temizlerseniz, yüzünüzün nemine dikkat ederseniz, dudak nemlendiricisi kullanırsanız yüzünüz için yapabileceğiniz en iyi şeyleri yapmış olursunuz. Her zaman iyi ki makyaj yapmaya o yaşlarda başlamamışım diyorum. Makyaj malzemesine para harcayıp yüzünü mahvedip, bakımını yapmıyorlar. Makyajı yapıyorsan verdiği hasara iyi gelecek bakımı da yapmak zorundasın yoksa cildini bozarsın ama çocuklarda yok tabi ki bu bilinç.
7 ekim 2019 23:31
7 ekim 2019 23:41
244.
üniversiteden mezun olana dek çok sorunlu bir cildim olmasına rağmen hemen hemen hiç makyaj yapmadım. çoğunlukla maskara bazen üst kirpik dibime siyah kalem çekerdim. bide mac ten iki rujum vardı onları kullanırdım dönüşümlü şekilde. kapatıcı kullanmayı bile bilmezdim halbuki göz altlarım mosmordur keşke kullansaymışım diyorum şimdi, ama bu kadar bilinmiyordu işte şimdiki gibi youtube kanalları ig tv videoları yoktu haliyle biz de bazmış sabitleme spreyiymiş beauty blender mış karıştırma fırçasıymış hiçbirini bilmiyorduk ki. ama bence öylesi daha iyiymiş şimdi fotoğraflarıma dönüp baktığımda çok doğal daha çocuksu bir görüntüm varmış. yaş ilerledikçe zaten makyaj yapma ihtiyacınız da artıyor. dolayısıyla mümkün oldukça belli bir yaşa kadar hiç yapmamak o genç cildin ışıltısının tazeliğinin tadını çıkarmak en güzeli.
245.
bazen küçük yaşta başlanmasının sebebini kendisinden asla memnun olmamış bir ergen olarak anlayabildiğim makyaj türü.
elbette bakım ve süs asla aynı şey değildir ama zalim yaşıtların tarafından yoğun yergilere maruz kalıyorsan o illüzyona kapılıp kendini toplumun bakışına göre daha "güzel" görmek isteyebiliyorsun. bu noktada etraftaki yetişkinlerin bilinç seviyesi ve yönlendirmesi çok önemli. çocuklara önce bakım konusunda bilgi verip mümkün olduğu kadar az adımla kendilerini iyi hissetmelerini sağlamalılar. asla onların özgüvenlerini zedeleyecek bir davranış veya müdahalede bulunmamalı, onları istemedikleri hiçbir şeye zorlamamalılar.
kendime iyi bakma bilincine hep sahiptim ama süse dair pek de bir çaba göstermedim lise çağında. zaten cildimle uğraşıyordum, cildiyeciler dostumdu, ne fondöten bildim ne de sürmeye meraklandım. sadece göz altlarımdan nefret ettim hep.(gizlinot: büyüyünce fark ettim ki hiç de kötü değillermiş.)daha çok göz ürünlerine meraklıydım, arada bir kalem çeksem nasıl olurdu diye düşünüyordum, bir de tırnaklarımı hafif uzatıp yarı şeffaf bej rengi oje sürüyordum, hepsi bu. okulumuz serbest sayılırdı bu konularda. "makyaj" bizde daha çok zaten popüler olanların yaptığı bir ritüeldi. göz kalemi, rimel, renkli dudak balmı baş rolleri alıyordu. cilt makyajı konusunda o zaman pek fikrim olmadığı için ne yaptıklarını bilemeyeceğim. saç, cilt bakımı, deodorant ve temizlikle ilgili diğer adımları saymıyorum çünkü bunların kişisel bakım kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
öte yandan eğer yaşı küçüklerin makyaja bu kadar meraklı olmasını eleştireceksek(gizlinot: belli kişileri hedef almadan söylüyorum bunu. genel görüş bu yönde.) bunun bazen büyüme merakıyla ilgili değil, özgüven eksikliğiyle de ilgili olabileceğini anlamalıyız. çünkü herkes aynı şekilde rağbet görmüyor o dönemde ve aynı tepkileri almıyor. sevilmeyi güzellikle, güzelliği makyajla bir tutan yanlış görüşleri yıkmaya çalışmalı ve gençlere kendilerini iyi hissedecekleri güvenli alanı oluşturmalıyız.
246.
her yıl bir tık daha dozunu arttırarak giden makyajdır benim için. makyaj yapmaya bir tık erken başlamış olmamdan gerek(gizlinot: liseye geçeceğim yaz başlamıştım) lise 1 de sadece rimel ve (gizlinot: azıcık renkli )lipbalm sürerek gidiyordum lise 2 de buna kaş kalemi eklendi lise 3 de kapatıcıyla bir 4 lü oluştu lise sonda ise (gizlinot: yani şuan) hafif nude bir farla bazen de aydınlatıcı ekleyerek lise makyajımı noktaladım. (gizlinot: ama gerçekten doğal görünmesine özen gösterdim yüzüme bocalayarak değil azar azar sürdüm) (gizlinot: allahım lütfen linçlenmiyim)
11 kasım 2020 14:56
11 kasım 2020 15:00
247.
nostaljik başlık. 2014 yılındaymışız gibi yazayım.
bu dönem yüksek lisans derslerimden çıkıp işe gideceğim ve iş yerim makyajı kaldıran hatta biraz da isteyen ciddi bir yer. minimalist, şık, odağın gözlerde olduğu makyajlar yapmayı düşünüyorum çoğunlukla.
iki tane temel beğendiğim görünüm var, biri yumuşak ışıltılı allık+kahverengi maskara+açık pembe gloss ile daha sade, günlük görünüm. diğeri ise koyu kırmızı ruj ve simli koyu farlar içeren daha ağır görünüm. ağır versiyonda odak noktasını ya gözlerde ya da dudakta tutmak lazım. çok bilindi, süslü gibi bir yerde takılan insanların yıllardır okuduğu bir taktik. ben bunun üstüne tek bir şey ekleyeceğim; en açık, en cılız soğuk pembe allık. bence sultry görünümleri bile tenime yaklaştırabilen bir eleman olacak.
248.
2014-2018 arası lise öğrencisiydim. yaşadığım ilçeye 2015 ocakta eve shop açılınca en yakın arkadaşımla kozmetik merağımız arttı, favorimiz essence'tı tabii. ben sağlık meslekte okuyordum ve kurallar çok katıydı. saçlar toplu olmak zorunda, tırnaklar cilasız ve kısa, makyaj kesinlikle yasak, erkekler her gün sinek kaydı tıraşlı. her sabah tören sonrası sınıflara girerken kapıda büyük boy bir paket ıslak mendille bekleyip makyajlı gelenleri kenara çeken müdür yardımcımız. şansımı zorlamadan hala kullanmaya devam ettiğim sadık yarim flormar 405 numaralı kaş kalemimle hafif hafif kaşlarımdaki asimetriyi yok ediyordum, biraz da nivea çilekli balm sürüyordum. lise sonda staja giderken makyaj yapmamıza bir şey demiyorlardı, poliklinik stajında missha perfect cover bb kremimi ve wnw nude awakening paletimi istediğim gibi kullanıyordum. hey gidi. gratis bile yaşadığım yere ben lise sonda okurken açılmıştı. duygulandım.
düşününce makyaj ve eğitim arasında korelasyon göremiyorum, yani okuduğum okulda bu kadar katı olunmasına gerek yoktu sanki. en yakın arkadaşım anadolu lisesinde okuyordu, ikimiz de yüksek öğrenim okuduk mesleğimizi edindik falan, onun her gün rengarenk tırnaklarla rujlarla okula gitmesi ya da benim her gün sıfır makyaj okula gitmem bize olumlu ya da olumsuz bir şekilde dönmedi. hastaneye hasta götürürken gördüğüm çömezlerime okulu soruyorum, hala aynı hoca kapıda elinde ıslak mendille bekliyormuş ve hala bizdeki kurallar devam ediyormuş. peki.