248.
2014-2018 arası lise öğrencisiydim. yaşadığım ilçeye 2015 ocakta eve shop açılınca en yakın arkadaşımla kozmetik merağımız arttı, favorimiz essence'tı tabii. ben sağlık meslekte okuyordum ve kurallar çok katıydı. saçlar toplu olmak zorunda, tırnaklar cilasız ve kısa, makyaj kesinlikle yasak, erkekler her gün sinek kaydı tıraşlı. her sabah tören sonrası sınıflara girerken kapıda büyük boy bir paket ıslak mendille bekleyip makyajlı gelenleri kenara çeken müdür yardımcımız. şansımı zorlamadan hala kullanmaya devam ettiğim sadık yarim flormar 405 numaralı kaş kalemimle hafif hafif kaşlarımdaki asimetriyi yok ediyordum, biraz da nivea çilekli balm sürüyordum. lise sonda staja giderken makyaj yapmamıza bir şey demiyorlardı, poliklinik stajında missha perfect cover bb kremimi ve wnw nude awakening paletimi istediğim gibi kullanıyordum. hey gidi. gratis bile yaşadığım yere ben lise sonda okurken açılmıştı. duygulandım.
düşününce makyaj ve eğitim arasında korelasyon göremiyorum, yani okuduğum okulda bu kadar katı olunmasına gerek yoktu sanki. en yakın arkadaşım anadolu lisesinde okuyordu, ikimiz de yüksek öğrenim okuduk mesleğimizi edindik falan, onun her gün rengarenk tırnaklarla rujlarla okula gitmesi ya da benim her gün sıfır makyaj okula gitmem bize olumlu ya da olumsuz bir şekilde dönmedi. hastaneye hasta götürürken gördüğüm çömezlerime okulu soruyorum, hala aynı hoca kapıda elinde ıslak mendille bekliyormuş ve hala bizdeki kurallar devam ediyormuş. peki.
247.
nostaljik başlık. 2014 yılındaymışız gibi yazayım.
bu dönem yüksek lisans derslerimden çıkıp işe gideceğim ve iş yerim makyajı kaldıran hatta biraz da isteyen ciddi bir yer. minimalist, şık, odağın gözlerde olduğu makyajlar yapmayı düşünüyorum çoğunlukla.
iki tane temel beğendiğim görünüm var, biri yumuşak ışıltılı allık+kahverengi maskara+açık pembe gloss ile daha sade, günlük görünüm. diğeri ise koyu kırmızı ruj ve simli koyu farlar içeren daha ağır görünüm. ağır versiyonda odak noktasını ya gözlerde ya da dudakta tutmak lazım. çok bilindi, süslü gibi bir yerde takılan insanların yıllardır okuduğu bir taktik. ben bunun üstüne tek bir şey ekleyeceğim; en açık, en cılız soğuk pembe allık. bence sultry görünümleri bile tenime yaklaştırabilen bir eleman olacak.
4.
A computer can never be held accountable, therefore a computer must never make a management decision.” – IBM Training Manual, 1979.
kullandığım krem iyi glmezse dermatalog yenisini yazar, yine işe yaramazsa doktoru sorumlu tutabilirim. yapay zekanın kendi aklı yok ve o yalnızca bir dil modeli. anlamlı bir bütün oluşturacak kelimeleri dizip sizleri bir müşteri olarak tutmayı isteyen bir ürün. bu yüzden sağlık tavsiyesi asla almam.
3.
Çok faydasını gördüm. Kışın hem havanın soğukluğundan hem de asitlerin bilinçsiz kullanımından cildim pul pul dökülüyordu. Durumumu anlatıp Tavsiye ettiği içerikleri barındıran ürünlerin içeriğini atıp cildime uygun olup olmadığını sordum. Al-alma tavsiyelerine uyup rutin oluşturmasını istedim. Cildim düzeldi.
10 ağustos 20:27
10 ağustos 20:28
2.
Son 1 aydır ben de sardım buna.. inanilmaz faydali oluyor ürünleri elemem de ya da seçmem de. Ancak dogru bilgileri girmek ve beklentiyi de yazmak çok önemli. Örneğin icerik listesinin tamamını atmalısınız, sadece ürünün adını yazarsaniz yeterli olmuyor. Ya da "ürünün içerik listesi bu ama bariyer onarmaya yardimci olacak mi ya da iste 3:1:1 oranindaki kolestrol, ceramid, digerini unuttum:), denklemine uygun bir icerik mi" fln gibi açık net cümleler kullanmalısınız
1.
Çok işe yarayan bir yol. Kozmetik alırken özellikle gidip içerik listesini fotoğraf olarak atıyorum. İlk 6-7 içeriği de göz önüne alarak "ne işe yarar ya da yarar mı?" diye soruyorum. Cilt tipinizi de eklerseniz ona göre detaylar da veriyor. Promptu geliştirip daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.
183.
İki değil de aynı anda 4 tane yarım ruju (gizlinot: Aşırı pastel boya gibi olanlardan aşırı kremsi olanlara ve rengi aşırı kırmızıdan aşırı açık renge doğru olanlar), kahve cezvesinin içine sıcak su koyup onun da üstüne küçük bir cezve içinde ocakta benmari usulü eritip karıştırarak adaya katıldım. Baya bildiğiniz rujları altta ürün kalacak şekilde dipten koparıp benmari yöntemiyle arada kürdanla karıştırarak erimelerini bekleyip çok dikkatli bir şekilde, ürün sertleştikçe cezvenin içine geri koyarak ruj kaplarına pay ettim. 4 ambalajdan tam 2 ambalaja indi rujlar ve o kadar homojen o kadar rengi yapısı güzel oldu ki anlatamam. Yok bu fazla kuru yok bu çok açık renk derdim resmen bitti...
231.
nişanda bildiğim bir kuaföre yaptırmıştım, normaldi. düğün ve kına gecesi için mac te yaptırdım geçen yıl mayıs ayında. fiyatını net hatırlamıyorum ama 6-7 bin gibi bir şey ödedim her birine aldığım ekstralarla birlikte. zaten ödediğiniz ücret kadar makyaj malzemesi alabildiğiniz için makyaj çantamı da yenilemiş oldum iki makyajla birlikte. gelin makyajı provalı oluyor, onu değil; normal özel gün makyajını seçmiştim, 60 dakika boyunca size makyaj yapıyor.
kına gecesi için gittiğim kız çok güzel iş çıkarmışken, düğün için gittiğimin eli biraz yavaştı ve yetiştiremeyecek diye endişelendim ama yine de süreyi aşıp yetiştirdi. düğün küçük bir şehirde olduğu için makyaj artisti arayıp riske girmek istemedim hiç. görüştüklerim de profesyonellikten çok uzak tiplerdi genelde. en risksizi avm ye gidip kendi makyajımı yaptırıp çıkmak oldu. düğün fotoğraflarına baktığımda gerçekten cildim, gözlerim, elmacık kemiklerim, makyajımın bütünü aydınlık ve çok iyi duruyor. asla maske gibi durma, ton tutmama, kusma, akma vs sorunu da yoktu. mac in ürünleri genelde çok kaliteli zaten ve makyaj artistleri cildinizi makyaja iyi hazırlıyor primerlar ile. makyaj artisti sizin istediğiniz şeyi adım adım size sorarak ilerliyor zaten kafasına göre yoğun ve ağır bir makyaj yapmıyor. her adımda size yoğunlaştıralım mı, yeterli mi, gösterdiğiniz örnek şöyleydi diye soruyor.
tek sorun orada saç yaptıramadığınız için, ayrı bir yere gidip saç yaptırmak ve sizi özel bir yerde hazırlamadıkları için o prenses gibi hissetme durumunun olmaması. ama biz zaten lüks ve ihtişamlı bir düğün yaptırmadığımız, fotoğraf çekimini sonrasında yaptırdığımız için dert etmemiştim.
230.
Ben de bu yaz evleneceğim ve bütün sektörler evlenen insanların ocağına incir ağacı dikmek istiyor bence. Saç makyaj kuaförler herkesin yazdığı gibi 30.000₺ den başlıyor, düğünde DJ çağırmak isterseniz 55.000'den başlıyor orkestrayı söylemek dahi istemiyorum. Ufak çaplı bir organizasyon olsun diyorsanız 100.000 TL tutar diyorlar herkes kafayı yemiş. Üç saatlik olay için bu kadar millete para yedirmeyi düşünmüyorum muhtemelen o parayla kendim gezip eglenirim. Makyaj kısmını da yılbaşından önce yunanistan'a gitmiştim orada hondos center diye sephora gibi ama çalışanların Yamyam olmadığı kozmetik dükkanı vardı . Bütün makyaj çantamı güzel markalarla tamamladım artık biraz evde video izleyip pratik yaparım
229.
2026 haziran ayındaki gelin saç-makyajım için 17 bin liraya anlaştım. Bu fiyat bile bana çok yüksek geldi. Yıllardır çalıştığım kuaförüm ile anlaştım. Makyajımı ise birlikte çalıştığı bir makeup artist yapacak ve kendisi ünlülerin makyajlarını da yapan bir beyefendi. Sonradan öğrendim ki meğer yıllardır müşterisi olduğum için bana bu fiyat verilmiş; normalde salonda hazırlık fiyatı 35 bin civarında imiş eğer çağrılan yere giderlerse 90-100 bin bandındaymış. Evet hepimiz güzel bir düğün yapabilmek ve kendimi prenses gibi hissedebilmek istiyoruz ancak bu fiyatlar da insanların hayalleri üzerinden yapılan bir sömürü resmen.