1.
Bir gün iş çıkışı eve giderken salsa kursuna yazıldım. Şuan dansçıyım. Hayatın neler getireceği belli olmaz :)
2.
temel hareketlerini cok kolay ögrenebildigim, kurs ilerledikce hep ya kendi tembelligim ya da partnerimin kötü dans etmesi sebebiyle ögrenemedimdir. son kursumda epey ilerledim, cünkü haftada üc gün iki saatimi ayiriyorum.
dans edebilmek inanilmaz mod yükselten bir eylem. ne zaman ki enerjim olmasa zorla gitsem kursa, eve geldigimde enerjiden ve mutluluktan uyuyamiyorum. amacim bir sarki boyunca bir kisiyle takilmadan tökezlemeden, partnerin yönlendirmelerini anlayip dans edebilecek seviyeye gelmek.
3.
bugüne kadar edindiğim en en en güzel, en eğlenceli hobi. çok da güzel insanlarla tanıştırdı beni son aylarda.
4.
international latin yaparken hocamızın salsayı küçümsemesi sebebiyle yıllarca kaçtım. Hatta “ay salsa mı, o dans değil” diyenlerden bile oldum. Ama şuan keşke bale temelli latin yerine bu dansı öğrenseydim diyorum, çünkü seyrettiğim kadarıyla kolay ve kendinden bir şeyler katarak rahatça dans edebiliyorsun. Dansa kendinden bir şeyler katarak harmanlamak bence özgürleşmek . İnternational Latindeki zor kurallar bunda Yok. Tango ve salsa öğrenmeden ölmek istemem. Birde ikisini de latin Amerika’da sokakta yapmadan.
5.
salsa diyince akla ergenlikte okunan derginin gelmesi.
sen dünya çapında yer edinmiş bir dans türü ol, adın gökhan özen posterini çağrıştırsın. olacak iş değil:)
şaka maka bir trendy olmasa da güzel dergiydi.