1.
malum zamlardan dolayı her gıdanın tadı lastik, her kumaşın kalitesi 3.sınıfmış gibi geliyordur size de. bu yüzden böyle bir başlık açmak istedim.
ben başlatayım diyerekten efenim neredeyse 40 tl verdiğimiz pepsinin artık fabrikadan çıkan ana versiyonunun(gizlinot: başka versiyonu da mı varmış kız dediğinizi duyar gibiyim yazının sonunu bekleyin) bile kalitesindeki azalışı fark etmiş bulunduk evcek. Zaten bimdeki pepsiyi hiç almıyorduk 3-5 lira oynasın diye normal tadından farklı,bol şekerli pepsi etiketli bir ürün satıyorlar. Şimdi kahve dışında ne içeceğimizi düşünüyoruz. Öyle çok alkol ve soda tüketmiyoruz maalesef opsiyon kısıtlı...
2.
Paketli ürünleri geçtim yaz günü domates, biber, patlıcan örnekleriyle arttırıyorum. Ağustos ayında domates 30-40 lira ama gel gör ki ne kokusu var ne tadı. Eskiden tuzlayıp yemeye bayıldığım domatesten şu an menemen bile yapılmıyor. Biberler plastik gibi, patlıcanlar çekirdekten yenmiyor. Üç tarafı denizlerle çevrili falan tam bir tarım ülkesi kanka aynen.
10 ağustos 2023 18:18
10 ağustos 2023 18:19
3.
Çilek. Uzun yıllardır iyi çilek yemedim.
Paketli dondurmalar. Meyveden sütten kesip şekeri arttırmışlar sanki.
4.
Bundan %100 eminim piko çikolatanın kalitesini mahvetmişler. Okul zamanı deli gibi yerdim, çok da severdim ama şimdi sanki bir çorba kaşığı şekeri çiğniyor gibiyim.
Zaten kalitesinin düşürülmediği ne kaldı ki? Kaliyeti düşür-maliyetten tasarruf et-gramajı da düşür-ama asla ucuza satma. Bu yani. Ucuz ve kalitesiz ürün diye bir şey yok, pahalı ve kalitesiz ürün diye bir şey var.
11 ağustos 2023 11:37
11 ağustos 2023 11:38
5.
patiswiss strawberry dragee çikolata kaplı kurutulmuş çilek şeklinde, ambalajlı bir ürün. ilk çıktığında çikolatası çok iyi kaliteydi, sonradan tadı fark edilir şekilde değişti.
6.
Gıda, giyim, hizmet vs hepsinde kalite düşmüş durumda. Cips yiyorum sanki saman gibi. Kola içiyorum şekerli su. Kağıt havlu desen düzgün kopmuyor, parçalanıyor. Geçen sezon aldığım pantolonun çoktan ağ kısmı yıpranmış durumda. Ayakkabı desen 1 sezon anca giyilebilir neredeyse. marka ayrımı yapmadan çok rahat durumun böyle olduğunu söyleyebilirim.
İnternet desen iğrenç yani. Metropolde telefonun çekmedigini gördü bu gözler.
Biz ne desek boş, koltuklarını bıraksınlar 20 senedir ne çektirdiniz bize diyerek oy kullandım. Halkımız memnun olduğu düzenden devam edebilir o halde.
7.
kalitesi düşmeyen bir şey kalmadı sanırım artık, geçenlerde brownie intense yedim yemez olaydım, cipslerin tadı tat değil. paketli ne alıyorsam tüketim için memnun değilim. iyi tarafı artık severek yiyemediğim için canım çekmemeye başladı.
8.
bu konuda şunu söyleyebilirim, hem gıda hem de kozmetik sektöründe çok sık yönetmelikler değiştiriliyor. bu nedenle bir gün kullanılan hammaddeler bir diğer gün yasaklanıyor. gıdalara aromaların içindeki hammadde değişince aynı tadı almıyoruz aynısı kozmetik ürünler için de geçerli. muadilleri yapılıyor ancak orijinalinin yerini tutmuyor. giyim sektörü için geçerli değil, onlarda karlılık aşırı yüksekken aradaki makas kapanıyor diye maliyeti azaltmak için iplik ve kumaş kalitesini düşürüyorlar.
9.
A'dan z'ye her şey... 2017 yılında satın aldığım bilgisayar, yedek parçası bulunamayan antika klasmanına düşmüş halde... Aldığım pamuklu külotların yırtılmadan kullanım süresi maksimum 1,5 yıl... Parfümlere para vermeyi çoktan bıraktım, böyle bir maskaralık olamaz. Hem dümdüz kokuyorlar, hem de kalıcılıkları yok artık... Kullandığım deterjanların leke çıkarma performansı bile düşmüş durumda... Ürünlerin Ambalaj kalitesinde de inanılmaz bir dandikleşme var. Buna mukabil her şeyin fiyatı eski kaliteli haline göre tam 10 katı.
2000 sonrası doğan hiç kimsenin, yaşantısında kaliteli bir şey kullanmış olmanın ne demek olduğunu bilmesi mümkün değil.
10.
Kalitesi düşmeyen ne kaldı ki zaten desem de dün fark ettiğim bir detay beni yine de hayrete düşürdü. Oldlar bilir, yves rocher body mistleri (hani şu hindistan cevizli, mangolu ve vanilyalı olanlar) seneler seneler evvel küçük cam şişelerde satılırdı. Hindistan cevizli olan beyazımsı bir renkteydi ve fiyatı 30 lira falandı. Neyse yıllar geçti, plastik şişeye döndüler. Cam şişeden plastik şişeye geçtiklerinde özellikle hindistan cevizli olanın kokusunda bir farklılık olmasına rağmen neyse dedim, yine de yıllarca severek kullandım. Geçen gün doğum günü indirimimi kullanmak için yves rocherye gittiğimde saç ve vücut spreyi diye geçen bu body mistlerin plastik kutularının değiştiğini gördüm. İçerik değişti mi diye sorduğumda oradaki çalışan değişmediğini söyledi. On yıllarca bu body mistleri kullandığımdan birkaç fıs ile kokudaki bariz değişimi fark ettim. Özellikle mangolu ve hindistancevizliden daha önce olmayan ağır bir alkol kokusuna benzer bir koku alıyorsunuz. Fiyatlar artıyor, kalite düşüyor. Yıllardır kullandığım body mistleri bile değiştirmişler. Üzülerek eski üretim olanları topladım ve yeni bir body mist markası bulmam gerektiğini düşünerek mağazadan ayrıldım. Bu düşen kaliteye olsun yaa yine de demeyeceğim artık. Çünkü bıktım. Yukarda bir süslü tatları kötüleştiği için canım çekmiyor en azından demiş, aynen durum bu. 324lira verip plastik şişede kokusu değişmiş bir body mist almayacağım, çünkü artık istemiyorum bile.