810. Zaman zaman ölüm . Tıpkı şimdi olduğu gibi.
- süslü
- moda alışveriş
- kuaför & güzellik merkezi
- sağlık
- spor
- gönül işleri
- aile arkadaş ilişkileri
- cinsellik
- eğitim & kariyer
- seyahat
- pet
- sanat
- bürokrasi
- diğer
- linki kopyala
- şikayet et
- girdiler (810)
- medya (18)
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | beyaz tenli |
| cilt tipi: | karma |
| saç rengi: | sarı |
| yaş: | 32 |
| cilt alt tonu: | cool |
| göz rengi: | ela |
809. İnsanların hala Narin güran'ı ailesi öldürmedi demesine şaşırıyorum.
Açıkçası olayı başından beri takip ediyorum.
Ve tuhaf bir biçimde twitterda bazı hesaplar ekşide satılık hesaplar olayın başıdan beri bu aileyi savunuyor. Girip hesaplara baktığınızda gerçek hesaplar olmadığını anlıyorsunuz. Deli gibi bu aileyi savunuyorlar. O yüzden 140journos videosuna da şaşırmadım. İnanın süslü sözlüğü keşfetseler bizlere de tehdit mesajları atacak kıvamdalar.
Evet jandarma olayı başında iyi yönetemedi. Bu da ailenin işine geldi. Abinin ısırık izlerini, gözündeki morluğu geç farkına vardı. Jandarma aileyle ahpap gibi kızı aradılar ne derseler inandı.
Ama kayıtlata geçmiş mahkemede gerçek kanıtlar var.
Amca gece yarısı dereye gidip cesedi kontrol ediyor. Bu bir gerçek. Telefon sinyalinden o olduğu anlaşılıyor. Ama tabi hiçbirini kabul etmiyorlar.
Mahkemede süreç boyunca her şeye bilmiyorum dediler. Telefonları siliyorlar, halı yıkıyorlar, çobanı dövüyorlar, kamera kayıtlarını siliyorlar, yanlış yönlendiriyorlar jandarmayı, yanlış ifade veriyorlar vs vs.
Cidden tüm savcılar hakimler nevzat'ın oyununa kanmış gibi bir algı yaratıyorlar. Zaman geçtikçe detaylar unutulacak ve geriye nevzat katil kalacak. Buna çalışıyorlar. Ama kendilerini akıllı zannediyorlar. Evet jandarma vs eksik davrandı o da bunların işine yaradı. Yok telefonu hayat kadınları ile konuştuğum için sildim yok sinirlendim o sebeple kolumun iç bölgesini ısırdım yok sırtımı çalılara sürdüm.
Aklı selim olan insan şunlara baksa yeter. Büyük ihtimal hiçbir zaman sebebini söylemeyecekler. Ama umarım şu tarz aklama çalışmalarına kimse kanmaz. İlk defa yaptıklarının bir cezası olduğunu fark edip yargı ile tanışmış kendini akıllı zanneden köylü kurnazlarına da şöyle pr yapılıp aklanmaya çalışılması da mide bulandırıcı.
sancho panza
808. 140 journosun girdisini görünce yazmadan duramadım: neden videoda en önemli delil olan narinin avucunda ki annesinin saçından ve şortunun üzerinde bulunan abisinin saçından hiç bahsedilmemiş.
Ayrıca narin bulunduktan sonra annesinin saçlarını sarıya boyadığını da unutmadık
Salim olay anında Arif'in evinde olmasına rağmen ısrarla tarladayım diye yalan söylemiş. Bu da gerekçeli kararda var. Belgesel bakım belgesel de evet salim evdeydi diyor. Hatta akıllı saatten bahsediyorlar. E o zaman belgeselde niye demiyorsunuz Salim evdeyken yalan söyleyip tarladayım demiş diye.
Mahkeme tarafından gerekçeli kararda yazan bir diğer durum Enes'in sırtında ki tırnak izleri, diş izi, gözünde ki morluk ve sürekli çelişkili ifade vermesi. Bu konuya dair belgeselde bir şey duyamazsınız
Ben mahkeme görülürken mahkemeye katılan gazetecilerin direk mahkemeden atılan tweetleri okumuştum. Emrullah ve rojda. Hani şu 140 da röportaj veren gazeteci rojda. Aile sorulan hiç bir soruya doğru düzgün cevap veremedi. O kadar belli ki saklanan şeyler olduğu ve yalan söyledikleri. Rojda yorumsuz direk Sorulan soruları ve verilen cevapları yazmıştı. Belgeseli izleyince rojda bunları nasıl unuttun dedim
Son olarak belgeselde herkes saimi suçluyor ama suçlu nevzat algısı oluşturuluyor. Hayır herkes Enes'i suçluyor. Tam da dert yandığınız şeyi belgesel ekini kendisi yapıyor. Algı yönetimi. Nevzat yırtıyor ama o da diğerleri kadar suçlu
prana
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | esmer |
| alerjik cilt: | evet |
| saç rengi: | açık kestane |
| saç kalınlığı: | normal |
| kepekli saç: | hayır |
| yaş: | 38 |
| cilt alt tonu: | cool |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
| saç şekli: | dalgalı |
| saç tipi: | normal |
807. 140 journosun videosunu izledim simdi, ilgisini ceken varsa yorumlari, eksisozluk yorumlarini iyice okusun. hatta twitter i da okuyun. videoyu yayinlama saatlerine bakin.
duzenleme: video bana apacik tarafli geldi ve bu kadar kisinin videoyu onaylamasina sasirdim. medya bu iste.
usabulbulu
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | beyaz tenli |
| cilt tipi: | kuru |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
| saç şekli: | dalgalı |
| saç tipi: | kuru |
| yaş: | 31 |
| cilt alt tonu: | warm |
| alerjik cilt: | hayır |
| saç rengi: | koyu kestane |
| saç kalınlığı: | normal |
| kepekli saç: | hayır |
806. Seninle alakalı değil.
Ben artık arkadaşlıklara inanmıyorum.
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | buğday tenli |
| cilt tipi: | karma |
| göz rengi: | siyah |
| saç şekli: | dalgalı |
| saç tipi: | yağlı |
| yaş: | 29 |
| cilt alt tonu: | nötr |
| alerjik cilt: | evet |
| saç rengi: | siyah |
| saç kalınlığı: | kalın telli |
| kepekli saç: | evet |
805. Tek çocuk olmanın birtakım davranışsal etkileri oluşuyor insanın üstünde. Bu sıra onları fark ediyorum.
Evlenene kadar annem babam ben yaşadık. aşırı sessiz sakin bir evdi, kendimle bolca zaman geçirdim. Ne bileyim, kendi başıma alışveriş yapmaya, sinemaya gitmeye, yemek yemeye,kahve içmeye bayılırım. Günün bir kısmını mutlaka yalnız ve sessiz geçirmek istiyorum. Bu bana huzur veriyor. Evlenince de böyle oldu. Eşim içerde playstation oynarken başka odada tek başıma bir şeyler yapmak beni iyi hissettiriyor.
Bir ayı aşkın süredir kayınpederimin ameliyat sürecinde onlarla birlikte kalıyoruz, kalabalık bir evin beni ne kadar yorabileceğini fark ettim. Kalabalık dediğim de eşimin anne babası ve biz. Çoluk çocuktan bahsetmiyorum bile. Fiziksel bir yorgunluk değil, evde sürekli bir ses olması, bir taraftan televizyon sesi gelirken yoğun bir sohbet ortamı, terlik sesleri, genel ev hali sesleri, sürekli iç içe, dip dibe olmak beni anksiyeteye sokarmış öğrenmiş oldum. Bence bunun sebebi tek çocuk olmak. Kendimi sürekli boş bir odaya kaçarken buluyorum. Zihnim yoruluyor.
| cinsiyet: | kadın |
| cilt alt tonu: | warm |
| saç rengi: | koyu kestane |
| ten rengi: | koyu buğday tenli |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
804. #1361954 numaralı girdime ithafen kısa bir edit: bugün buluştuk, nehir kenarında küçük bir piknik yaptık. Daha çok o konuştu, ben dinledim. Bana Portekiz ve İspanya için seyahat önerilerinde bulundu, büyük büyük babasından, iki yıl önce vefat eden köpüşüyle ilgili tatlı kısa bir anıdan, şu anki iş durumundan, şundan-bundan konuştu. Daha sonra onun evine gittik, bana biraz bu sabah yaptığı domatesli yiyecekten koydu bir kaba (bu çocuk benim domatese olan zaafimi biliyor). Bu sabah zaten bana "bak bu tarifi biliyor musun? klasik Alman domat yağı -tomatobutter- deniyor" vs. dedi. Hatta Paskalya'dan sonra benim için yapıp ofise getirmeyi teklif etti, ama aksama doğru elinde daha çok domat yağı olduğunu söyleyince ben de öğle yemeği yemediğimi ve aç olduğumu söyledim. O da güneşe oturup birlikte yemeyi teklif etti.
Velhasıl kelam, "o" konuşmayı yapmadık. Ne o konuyu açtı ne de ben. Benim de inadım tuttu, ısrarla ondan bu adımı atmasını bekliyorum. Çünkü ona şu zamana kadar iki kere artık vaktin geldiğini söyledim. O konuşmadığı sürece ben de konuşmayacağım.
Yani bugün keyifliydi, sakindi. Arkadaşlarca olan iletişimimiz hâlâ devam ediyor ama havada bir tuhaflık var.
Birkaç gün önce işyerinde onu yangın merdivenine götürüp sarıldım, yanağına bir öpücük kondurdum. Bana tatilden küçük bir hediye getirmisti, onun için teşekkür ettiğimi söyledim. Sarılmayı bıraktığımda yüzü kıpkırmızıydı. "That was cute," dedi sonra.
Evet, süslülerim, update bu kadar. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | buğday tenli |
| cilt tipi: | karma |
| göz rengi: | siyah |
| saç şekli: | dalgalı |
| saç tipi: | normal |
| yaş: | 29 |
| cilt alt tonu: | cool |
| alerjik cilt: | evet |
| saç rengi: | koyu kestane |
| saç kalınlığı: | normal |
| kepekli saç: | hayır |
803. şu an dahil son zamanlarda düşündüğüm şey aslında;
1 veya 1,5 senedir hayatımdan çıkardıklarım, mesafe koyduklarım falan hepsine bakıyorum da, hepsi ama hepsi layığını ve dengini bulmuş durumda. Zorlanarak verdiğim kararların zaman içerisinde beni ne kadar hafiflettiğini, aldığım kararın hakkımda ne kadar da en iyisi olduğunu bu zaman sürecinde çok iyi görmüş oldum. mental olarak çok daha iyi, çok daha mutlu, çok daha pozitif hale geldim. öyle çok özlemişim ki bu kadını, içimdeki çocuk kimdir, nasıldı, neyi sever, neyle mutlu olur, nasıl şımarır; hepsini yeniden görmeye ve öğrenmeye başladım. 40 küsür yıl boyunca sevdiklerimi hayatımın odak noktası yapmam, kendimi 2.plana atmam ne büyük haksızlıkmış kendime. daha önce bunu yapsam vicdan duyduğum noktalar olurdu ama şimdi asla böyle bir muhakeme yapmıyorum çünkü bunun aldığım en doğru, en insani karar olduğunu yaşamıma olumlu fark katmasıyla çok net görüyorum. keşke daha önce yapsamdım da demiyorum, olur ya yaşamım boyunca da bunu yapabilir, bir hiçliği yaşayabilirdim. tek başıma alamayacağım kararları hayatın, evrenin, kaderin vs ne dersek diyelim; beni alt üst etmesi ile mecbur bırakması, zorlanmam, düşmem, mide ağrılarım, öfke nöbetlerim, ağlama krizlerim derken aşabilmem ve bu günlere ulaşmam hep bu sayede oldu. akışa güvenmek işte bu olaylarda anlamını buldu. şer olan her şey hayra döndü. artık daha çok teşekkür ediyor, daha çok şükrediyor ve daha kaliteli yaşıyorum.
teşekkürler sevgili evren...
| cinsiyet: | kadın |
| cilt tipi: | karma |
| saç rengi: | sarı |
| ten rengi: | buğday tenli |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
802. geçenlerde şöyle bir şey yazmıştım;
"muğla'da yaşayan arkadaşlar; siz bana sürekli deniz manzarası fotoğrafı, videolar, şarap, rakı kadehleri, kahvaltı masaları vs yollayınca içim gitmiyor, inanın gitmiyor."
2 gün önce bu arkadaş ile ilgili ortak arkadaşımız bana ulaştı ve kötü bir haber verdi. 4. evre siroz olduğunu ve sadece 6 ay hayatta kalabileceğini söyledi. dondum kaldım açıkçası...
o gün garip arafta bir ruh halinde geçti tüm günüm. hayat ne garip işte, herkesin hikayesi farklı başlıyor, farklı devam ediyor ve farklı evriliyor. hikaye yaşam boyu devam ediyor. ben son 1 veya 1,5 senedir yaşadıklarım sonucunda bakış açımı çok değiştirdim. gerçekten anı ve günü yaşıyorum çünkü yarını hiçbirimiz bilmiyoruz. bugünü biliyorken şükürle, keyifle yaşamak varken yarını körü körüne, hırsla planlamak artık anlamsız geliyor.
şimdi onu ortak arkadaşımız alıp istanbul'a kızına getirip bırakacak ve psikolojimi onu görmeye hazırlıyorum. konuştuğumda çok soğuk kanlıydı, güldü, benimle sohbet etti. ben öyle olamazdım sanırım; büyük bir güçlülük hali...
hayat işte, hayat...
| cinsiyet: | kadın |
| cilt tipi: | karma |
| saç rengi: | sarı |
| ten rengi: | buğday tenli |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
801. bu kez itiraf kısmı değil de buraya yazacağım çünkü şu anda bu şekilde düşünüyorum. eşimin ölümünden inanılmaz korkuyorum. içimdeki o his bir türlü geçmiyor ve bazı ek belirtiler, rüyalarım, istatistikler derken resmen korkudan ödüm patlıyor. sanırım insan her ne kadar sorunlar yaşasa da sevdiği adamın ölme ihtimali ile dehşete düşmekten geri kalmıyor. daha kaç sevdiğim ile daha sınanacağım bilmiyorum ya. şu an ölesiye korkuyorum. ve işin acı tarafı iyileşirse ve biz aramızdaki problemleri düzeltemezsek de boşanmayı düşünüyor olmam. insan severken dahi böyle düşünebiliyor işte. yine ağlamaya başladım ya. toparlanmam lazım. off.
sueli
| cinsiyet: | kadın |
| ten rengi: | beyaz tenli |
| alerjik cilt: | hayır |
| saç rengi: | koyu kestane |
| saç kalınlığı: | ince telli |
| kepekli saç: | evet |
| yaş: | 34 |
| cilt tipi: | yağlı |
| göz rengi: | koyu kahverengi |
| saç şekli: | dalgalı |
| saç tipi: | yağlı |