1.
mis gibi kokar. bir de saçlar uzunsa yastığa ikinci bir kılıf olur. sapık gibi kendini koklaya koklaya uyunur.
2.
Ferahlık hissini kelimelerle tarif edemezken bir anda "lan şimdi kim uğraşıcak bu saçla be!" Diye isyan ettiren saç
3.
Saçımın en çok doğal hâlini sevdiğim için ve yıkayıp kuruttuktan sonra hiçbir şey yapmadığım için (sadece kurutmadan önce tarayıp saçta kalan, durulanmayan bakım ürünleri sürerim ve normal şekilde kuruturum fön çekmem hiç) hiçbir zaman sorun yaşamadığım saçtır.
4.
Hani o gıcır gıcırlık...o yumoş yumoş,parlak saç hissiyatı...anlayamazsınız
5.
o kıvırcıklığın artışını,o yumuş yumuşluğu,soğukluk hissini,iki katı artmış kabarıklığını(gizlinot: sanki mümkünmüş gibi) anlatamam,kelimeler kifayetsiz...hele o saç kurutma makinesini tuttuğumda saçlar uçuşurken bağıra çağıra metalika falan söylerkenki his hiç bir şeyde yok.(gizlinot: sonra annem içeri girip galk gız soğan doğra diyor.)her neyse,kısaca saçımın en sevdiğim halidir.
6.
en sevdiğim saç. saçımın kabarmasını sevdiğim kadar sevmiyorum çoğu şeyi, kocaman saçlara sahip olmayı seviyorum ya da saçlarım temizken şekil tutmazken topladığım saçların salaşça gevşemesini veya kendiliğinden kururken saçın aldığı dalga gözüme mükemmel görünüyor. bir de kış günlerinde sinüzit olmamak adın saç kurutma makinesi altında kavrulurken bir anda makinenin soğuk fönünü çalıştırıp yüzüme tutmaya da bayılıyorum(gizlinot: swh).
7.
saça yapılacak her şeyi yeni yıkanmış saçtan sonra yapmayı seviyorum. maşa yeni yıkanmış saça yapılacak, fön yeni yıkanmış saça yapılacak, kesim yeni yıkanmış saça yapılacak. en azından benim saçımda kesinlikle farkediyor duruşu. gölge hariç tabii. onu yaptıracağım zaman bir hafta saçımı yıkamıyorum ki kendi yağıyla beslensin, boyama işlemi sırasında daha da çok hırpalanmasın.
8.
adam gibi şekle girebilmesi için üzerinde bir gece uyunması gerekendir. en azından benim açımdan.
9.
Saçımın en sevdiğim en hacimli, en istediğim şekle giren hali. Ne yazık ki akşam duş alıp sabah uyandığında aynı duygular asla olmuyor.
10.
benim için kendiliğinden kurumaya bırakılacak saçtır. ancak mevsim kışsa ve ben saçımı yıkayıp hemen evden çıkacaksam o zaman kurutma makinesi kullanırım. onun dışında havluyla ıslaklığını alıp belki bi müddet kafama pamuklu birşey sarıp sonrasında açarım. bazen havludan sonra direkt açarım. o halde dışarı çıkmışlığım çoktur. ankarada dahi böyleydim. neyse ki başım ağrımıyor. eğer duştan çıktıktan sonra kafama havlu sarılı halde uyuya kalırsam belki ağrıyabilir. lisede saçlarımın yapısı aniden değişmişti çok kuru, sönük, yıpranmış görünüyordu. föne ve kullandığım saç şekillendiricilere bağladım. jöleyi tamamen bıraktım, fönden vazgeçmedim ama eskisi kadar sık yapmamaya dikkat ediyorum ve kurutma makinesinin kurutucu etkisinden korunmak adına da mümkün mertebe kurutma makinesi kullanmamaya çalışıyorum. azönce de dediğim gibi dışarda hava kötüyse ve ben duştan sonra hemen çıkacaksam kurutuyorum sadece.
kurutma makinesi dışında ankaradayken duşta saçımı kremleyip yine duşta taradıktan sonra çıkınca hiç taramazdım. havluyla ıslaklığı alır ve nemli haldeyken kendiğinden kurutmaya bırakırdım şekli çok güzel olurdu. saçlarım dalgalıdır ve bu yöntemle en doğal dalgayı elde ederdim. hatta dalgalıdan bi tık fazla daha iri kıvırcık gibi olurlardı. saçlarım kurumaya yakın çok ama çok az nemliyken çok az köpükle desteklerdim. ama bunu yapmak için zamana ihtiyacım olurdu. sonuçta kendi kendine kurumasını bekliyosunuz filan öyle hemen duş alıyım çıkıyım yöntemi değildi.