yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (85)
    • medya (6)

    1. yaygın anksiyete bozukluğundan muzdarip olduğum, yakamı bırakmayan illet. işe yaramayan ilaçlardan da, psikoloğa para dökmekten de bıktıran, herşeyi bırakıp olduğu gibi idare etmeye çalıştığım lanetim.

    16 kasım 2014 21:03

    2. nedense kadınların daha çok yakalandığı illet. kendi kendimizi nasıl yüksek standartlara tabi tutuyorsak artık...

    bende kendisini kararsızlık ve uykuda diş sıkma gibi şekillerde gösteriyor. kafein iyi gelmiyor bir de.

    6 temmuz 2015 22:03

    3. bende de var bu. dışarı çıkınca eğer kulağımda müzik yoksa feci heyecanlanırım, gereksiz bir kaygı endişe. çok kötü çok ,ben müzik ile bir nevi aştım bunu.

    7 temmuz 2015 00:36 26 ocak 2016 17:41


    4. Genel olarak insanlar tarafından pek dikkate alınmayan ama henüz artmadan, en başında, en basit halindeyken müdahale edilip önüne geçilmesi gerektiğini düşündüğüm kaygı durumu.

    Sonrasında panik atak, ibs, sosyal fobi gibi yaşam kalitenizi ciddi şekilde düşüren, başa çıkması daha da zor olan sorunlara kadar gidiyor.

    zamanla geçmiyor. aksine öncesinde sadece sınav ve aile problemleri varken mesela, ardından iş hayatı, mobbing, maddi sıkıntılar, hastalıklar da ekleniyor hayatınıza, ve anksiyete siz büyüdükçe büyüyor ve hayatınızın ortasına yerleşiveriyor.

    psikologlar, terapiler, kişisel gelişim kitapları, yoga.. ne olursa. bir şekilde bir şeyler yapmalı. kimisi ilaç tedavisiyle, kimisi meditasyonla bir şekilde baş edebiliyor stres bozukluğuyla. ben de akupunkturdan sonuç aldım.

    stres kaçınılmaz, herkes kaygılı dememek lazım, aksi için bir adım atmak lazım.

    çevrenizdeki insanlar sorunun çözümünü çoktan bulmuştur bu arada. 'stres yapma', 'takma yea' anksiyeteyle baş edenlerin en çok duyduğu cümlelerdir. eş dost engin psikoloji bilgilerini sizden asla esirgemez, sağolsunlar.

    7 temmuz 2015 00:47

    5. gözümün önünde anneme araba çarpması sonucu bende baş gösteren psikolojik hastalık. yaşayacağınız en illet hastalıklardan biri. geçirdiğim bir kriz sonucu att (gizlinot: acil tıp teknisyeni ) beni bir psikiyatriste yönlendirdi. o da derdimi dinledikten sonra "secita" adlı bir antidepresan verdi. kullandığım süre boyunca faydasını gördüm fakat ilaç bitince tekrar nüksetti. bu süre zarfında seni iyileştirecek olan yine sensin, ilaçlar çok zararlı diyen bir sürü insan oldu ama öyle olmuyor işte. neyse tekrar gittim ve bu sefer aynı ilacın daha yüksek mg olanını yazdı. ilacı bitirmeden bıraktım, hastalığım geçti mi? hayır. kendimi iyileştirebildim mi? yine hayır. ama bu hastalıkla yaşamayı öğrendim.

    14 eylül 2015 11:21

    6. Malesef bana da koyulan Teşhis. Ben de gece uyuyamıyordum korkudan.(gizlinot: bazı zamanlar devam ediyor) aklınıza gelebilecek her şeyden korkmaya irkilmeye başlamıştım. Yolda Yürürken bile durduk yere korkup Olduğum yerde sıçrıyordum. Doktor lustral ve uyku hapı verdi. Ama ben ikisini de kullanmadım. Şu aralar çok şükür iyiyim. Kendi kendimi iyileştirdim sanırım. Daha doğrusu yeni işe girdim ve o kadar yoğun bir hayata atıldım ki korkmaya fırsatım kalmadı. Bunu da geçenlerde farkettim ve inanılmaz mutlu oldum. 3 aydır rahat uykular çekiyorum.

    16 eylül 2015 23:51

    7. 20 yasinda universitede bir sinavda kalvimi dakikada 200 carptiran elimi uyusturan adeta ruhumu bedenimden sokuluyormus gibi hissetmeme yol acan hastalik. 1 sene paxil kullandim ve resmen hastaligin adini bile unutmustum ara ara yeniden geldigi donemlerde de prozacla yola devam ettim. Yaklasik 2 sene ilaci biraktiktan sonra suan yine basa dondum tekrardan ilac kullanmaya basladim. Insani hayattan sogutan ve mutlu bir ortamda kedinizle oynarken bile sizi yakalayabilecek bir kaygi bozuklugu.100 de 100 tedavi edildigi soyleniyor ama benim gozlemlerime gore ara ara tekrarlayan bir hastalik. Ne yazikki agbimde teyzemde ve halamda da var. Isin tuhafi okudugum bolum psikoloji ve birincilikle bitirdim

    26 ocak 2016 18:52


    8. sunum düşmanı, sınav düşmanı, iletişim düşmanı, nalet(evet nalet) bozukluk. tedavisi için verilen ilaçlar da başka bir yerden patlak veriyor.

    bir proje yapacağız mesela, kafamda kuruyorum "hocaya bunları bunları diyeceğim" diye ama hop karşısına geçince "ehi ebü aba" şeklinde anlamsız cümleler kurmaya başlıyorum adam bu yüzden beni tek hücreli sanıyor.

    26 ocak 2016 19:09

    9. teşhis edilmemişinden muzdarip olduğum sıkıntılar silsilesi. özellikle annemin kansere yakalanmasıyla tavan yapan, uzayan yüksek lisans tezimle birlikte git gide körüklenen gelgitli iş yapamamazlık hâli...

    26 ocak 2016 22:31

    10. artmış kaygı bozukluğu olarak tanımlayabiliriz.

    ancak günümüzde bir psikolojik rahatsızlığa sahip olmak bir ayrıcalıkmış gibi pompalandığından bilinç altlarına, insanlar panik atak ya da anksiyete tanısı alabilmek için resmen bizlerle pazarlık yapıyorlar.

    gerçekten bozukluk derecesinde sıkıntı yaşayanlar için tek tavsiyem alanında uzman bir psikologdan yardım almaları ancak hissettiğiniz; "olması gereken kadar kaygı" ise lütfen bunu yaşayın, doğru tanı konmadığı taktirde psikiyatristlerin verdiği ilaçlar sizde devam eden depresyona sebep olacaktır.

    bunu söylemek ülke ekonomik şartlarında zor olabilir ancak lütfen devlet hastanelerinin psikiyatri polikiniklerine gitmektense özele gitmeyi deneyin, devlet hastanelerindeki doktorları kötülediğim için değil ancak 10 dakikaya bir hasta düşüyorken size isteseler de ilaç yazmaktan öte bir yardımda bulunamazlar.

    27 ocak 2016 10:07