1.
Kişinin kendini mutsuz, üzgün, huzursuz hissettiği dönemlerde kendi kendini sakinleştirme yeteneğini bebeklikte annesi tarafından kazandırılmadığı için tıpkı bir annenin "uf acıdımı döveyim ben masayı" dercesine " kişinin uf canın mı sıkıldı ye şunu iyi gelir" demesiyle hemen hemen aynı şeydir.
Kişi aynı zamanda kendi ego kapasitesini yeterince dolduramadığında dışarıdan alması gereken doldurmayı küçükken büyük ihtimalle yemek ile linklemiştir. Kendini kötü hissettiğinde yemek hep oradadır, onu mutlu eder.
Aynı zamanda doyum konusunda açlık çeken nevrotik kişilerde de; mutlu olduğu zaman deli gibi yemek yeme isteği (bkz: binge eating ) oluşur; bu daha da doyur beni daha da doyur beni, ego kapasitem daha fazlasına ihtiyaç duyuyor demektir.
Duygusal yeme bozukluğunun nedenini incelemek ve düzgün bir teşhis koymak çok önemli. Davranışsal bir bozukluk olduğu gibi, dinamik olarakta inceleyip bir ödipal/elektra kompleksi çıkarılabilir.
Ukte: (yazar: nanu )
2.
Hayatımın hiçbir döneminde fazla yiyen biri olmadım, çocukken de çok yemek seçerdim ve hep gereğinden fazla zayıftım. Ama son 1-2 senedir kullandığım ilaçların da etkisiyle iştahım açıldı ve yemekten keyif almaya başladım. Bu durum daha sonra iyi hissetmek için yemek yemeye dönüştü. Yemeği bir ödül olarak yerleştirdim bilinçaltıma.
"Kötü bir gün mü geçirdin? Tamam o koca pizzayı tek başına yemeyi hakkettin."
Bunu farkettiğimden beri savaşmaya çalışıyorum ama kendimi yemekten mahrum bırakınca mutsuz oluyorum ve henüz işe yarar bir çözüm bulamadım. Hayır az buz da değil 1.5 senede 52 kilodan 68e çıktım. Çok üzülüyorum.
3.
herkes kotü günlerin ardından pizzaya çikolataya düşmüyor muydu? Bu bir bozukluk muydu? (gizlinot: bunca yıldır neden kimse bana söylemedi? ) Yıkılıyorum..
4.
Normalde bayılıyorum yemek yemeye fazla kilom olmasına rağmen de bu durumdan rahatsız değilim. Yemek yemek beni mutlu ediyor. Ama bu aralar tam tersi. Duygusal anlamda bir kaç sıkıntı çekiyorum. Normal insanlar daha çok yemeğe yönelirken benim canım hiç bir şey istemiyor. Kendimi zorlamamak adına da yemiyorum. Direncim düştü ve normalden daha çok uyumaya başladım. Derslerime yetişemez oldum. Yemek yememek bozukluk bence. Yemek yemek istiyorum.
5.
Mutsuzken/sinirliyken ağzımı sapirdata sapirdata yiyormusum. Ben yemeknicin yaşayan biriyim, yaşamak için yiyen değil. Bir zamanlar yaşamak için yiyordum, şimdi ise hayatımda tutunduğum tek dal yemek galuba. 3 ayda 15 kilo aldım ve 2 senedir de vermedim, üşeniyorum vermeye. Depression level is too damn high..
6.
kilo vermeyi gerçekten istiyorum.yeni hayatım için çok heyecanlıyım.ama bir türlü diyet yapamıyorum.birsürü diyetisyene gittim, nasıl kilo verebileceğimi biliyorum ama olmuyor.bence çözümüm diyetisyen değil. benim yememin nedeni psikolojik.kendimde duygusal yeme bozukluğu oldugunu düşünüyorum.bence herkes oturup düşünmeli, ben niye yiyorum diye.
7.
eğer böyle bir durumdan muzdaripseniz diyetisyene gitmeniz yeterli bir çözüm değil. aynı zamanda psikolog ile çalışmalı veya bu konu üzerine yoğunlaşarak psikoloji ile çap yapmış diyetisyenleri tercih etmeniz gerekir. bu tür farkındalıksız yeme bozukluklarının çeşitleri vardır ve kendine özgü özellikleri bulunur. eğer sürekli koşuşturduğunuz açlığınızı veya tokluğunuzu fark edemediğiniz ne bulduysanız doyduğunuzu anlamadan yediğiniz bir yaşantınız varsa kaotik yiyici olabilirsiniz. aklınıza o an ne düşerse, ne görürseniz aç olmadığınız halde hemen ulaşıp yiyorsanız dürtüsel yiyici olabilirsiniz. gittiğiniz yerde verilen veya bulunan yiyecekleri farkında olmadan tüketiyorsanız reddedemeyen yiyici, yiyecek ziyan olmasın veya paranıza kıyamıyorsanız ziyan edemeyen yiyici olabilirsiniz. hayatınızda yaşadığınız zorluklara, öfkeye, üzüntülere bağlı ataklar şeklinde olabilen şekilde yiyorsanız da duygusal yiyici olabilirsiniz. bu tür bozuklukları geçmişinizde uyguladığınız sıkı diyetler sonucu geliştirmiş olabilirsiniz. her 5 diyet yapan kişiden biri yeme bozuklukları geliştiriyor. olay döngüsü ise kısıtlama, aşerme, yeme, suçluluk şeklinde gerçekleşiyor. bu sebeple herhangi bir yiyeceği tamamen yasaklayan hiçbir diyeti doğru veya sürdürülebilir bulmuyorum. yiyeceklerle savaş halinde olmak daha çok yemeyle sonuçlanıyor. kilo verme çabasını arka planda tutmak, sağlığımıza odaklanmak gerekiyor bu yüzden. kilo verme çabamız açlık/tokluk sinyallerimizi doğru algılamamızı engelliyor. geçmişte birçok diyet yapmış, açlığının veya tokluğunun farkına varamayan, her aklına geleni yiyen dürtüsel yiyici biriyken hayatımdan diyetleri çıkardım. yememem lazım demeyi bıraktım, kendimi sıkmadım. açlığımı ve tokluğumu dinledim, aslında hiç dinlemediğimi anladım. açsam yedim, toksam yemeyi bıraktım. kilo verme amacımı en arka sıralara ittim, sağlığımı ön plana koydum. vücuduma nazik davrandım, sağlıklı, düzenli spor yapan, kendini iyi hisseden, sağlıklı kilosunda bir kişi oldum. evet, hayatımdan diyeti çıkararak. bu yüzden duygusal yeme bozukluklarında diyeti hayatlarından çıkarmalarını ve sağlıklarına odaklanmalarını tavsiye ediyorum. umarım bundan muzdarip olan herkes sağlıklı beslenme düzenine kavuşabilir
8.
bende olabileceginden suphelendigim durum. bu konuda okuyabilecegimiz bir makale var mi ya da bir site ?
9.
Yeme davranışı gerçekleşmeden önce ne düşünüldüğü incelenmesi gerekiyor. Aç olmadığı halde dolabın önüne giden insanlar o gidiş anında ne yaşadığını gözden geçirmeli. Muhtemelen ruhunda beslemek istediği bir yer var ama yanlış bir yol seçiyor.
10.
senelerce hatta belki ömrüm boyunca yaşadığım şey..
yıllardır kilo vermeliyim, kilo vereceğim dedikçe üzerine ala ala daha da kilo aldım.
bir şeylerden mutsuzsam kendime güzel bir ziyafet hazırlayıp film karşısında yemek en büyük terapim oluyor. üstelik ben kilo vereyim ben biraz kendimi düzene sokayım dedikçe mutsuzluk anlarımda yediklerim daha da artıyor. TLC kanalında 300 kilo ve üzerine çıkan insanların nasıl o denli kilo aldıklarını anlamaya başladım. bazı zamanlar aşırı yemekten nefes almakta bile zorlandığımı bilirim. ancak her zaman hayat güzel gitmiyor ve her kötüye gidişte bunu yapmak beni daha da kötü bir duruma sokuyor. kendi kendimi gözlemlememle vardığım kanı şu; mutsuzsan mutlu olmaya çalışma. canın bu duruma aşırı sıkılıyorsa lütfen o duygunu kabul et biraz kendine izin ver. son zamanlarımda bunu yapmaya başladım. huzursuzluğum, mutsuzluğum ya da öfkem tavan yaptığı vakit bunu düzeltmeye değil aksine o duyguları serbest bırakıyorum kendimde. ağlıyorum, surat asıyorum, hiç bir şey yapmadan saatlerce oturuyorum. böyle olunca kendimi iyileştirdiğim sandığım aslında daha da kötü yaptığım o yemek yeme eyleminden uzak kalıyorum. aslında hayatında şekere, karbonhidrata çoook yer verip ardından bunlardan uzaklaşınca hem fiziksel hem mental olarak nasıl bir farkı var, biliyorum. öyleki bir süre uzak kalınca kötü gıdalardan o yeme krizleride gidiyor. ben çözümü şimdilik hissettiklerimi yaşamakta buldum. arada eski halime dönüyorum. ama bir anda bir şeylerin düzelmesini bekleyemem. sabırla bu şekilde devam edeceğim.