yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (13)
    • medya (0)

    1. Arkadaşlar altı senedir istanbuldayım. Ancak hala pek çok iyi mekandan haberim yok. Koru olur, meşhur lokanta olur. Her fikre açığım. Böyle başlık varsa ben bulamadım. İçkili ta da içkisiz diyr yazmak da iyi olur sanırım. İçkili mekan tercih etmeyen benim gibi arkadaşlar vardır. İstanbul da olup güzel deneyimlerden mahrum kalmayalım.

    17 nisan 2015 23:17

    2. taksim tarafından başlayayım:

    -en favori mekanım helvetia: asmalı mescit tarafında bulunan, ev yemekleri yapan bir yer. su masada cam sürahidedir para ödemezsiniz. diyette olanlar için özellikle cennet çünkü zeytiyağlıları çok çok lezzetli. ayrıca aynı masayı başka kişilerle paylaşmak güzeldir. fiyatlar tıka basa yerseniz kişi baş 10-12tl. müşterilerin büyük çoğunluğunu yabancılar oluşturuyor.

    -şimşek karadeniz pide salonu: istiklal'e girdikten sonra ilk sağ sokakta. o kadar lezzetli ki pideleri annem bile bir kere gitmesine rağmen unutamadı. fiyatlar lezzete göre ideal, pahalı değil.

    -miss pizza: şişhane'de ama tünel'den merdivenle indiğinizde tam önüne gelmiş oluyorsunuz. özellikle sebzeli pizzaları şahane. cihangir'de de şubesi varmış ama hiç gitmedim. açken gidilmesi tavsiye edilir çünkü pizzalar kocaman. pizzanın yanında bir şeyler de içeyim derseniz en az 25tl'yi gözden çıkarın.

    -her ne kadar kalabalık olsa da limonlu bahçe: özellikle bahar ve yaz akşamları arkadaşlarla sohbet muhabbet için oldukça rahat, keyifli. fiyatlar birazcık yüksek gerçi.

    -bi nevi eski dost tramvay cafe- porsiyonlar büyük, yemekleri lezzetli. mekan biraz basık olsa da bir giden bi daha gitmek istiyor. tünel'e doğru, kilisenin karşısında.

    -buluşma yeri mustafa amca jeans- çay içme, sohbet mekanı olsa da çok kalabalık yahu! yine de açık hava bahar-yaz için ideal.

    beyazıt taraflarında sefa restaurant: tam bir esnaf lokantası. yemekler şahane! öğleden sonra saat 3'de yiyecek bir şey bulamamak olasıdır. öğle yemeği için ideal.

    unkapanı'nda yine bir karadeniz pidecisi var ama bulmak zor. yoksa lezzet 10 numara

    fındıkzade'de orijinal goralı var bi deneyin bence.

    karaköy içinse karabatak: güzel, öğlen 12'ye kadar kahveler gönlünden ne koparsa. ama en büyük handikapı masaya sandalye eklemiyorlar. 4 kişi gittiniz sadece 3 kişilik masa varsa kusura bakmayın diyorlar! dem: çayları güzel, mekan küçük ama ferah.

    not: şu an aklıma gelenler bunlar ama hatırlayınca yine editlerim. benim kriterim lezzet, lüks olmuş olmamış pek umursamıyorum(gizlinot: swh).

    18 nisan 2015 00:40

    3. (gbkz: pierre loti) her istanbuda yaşayanın en az bir kere gidip çay içmesi gereken yer/mekandır.

    13 ağustos 2015 07:32


    4. -Gülhane Parkı

    -Sultanahmet Meydanı

    -Moda Sahili

    -Ortaköy

    -Beşiktaş

    -İstiklal Caddesi

    -Ağa kapısı : Eşsiz manzaraya sahip olan istanbula gezmeye gelenleri mutlaka götürdüğüm mekan.

    -Şehrim İstanbul Cafe : Ağa Kapısının yanında yer alır. İç dizaynı Ağa kapısı gibi otantik değildir. Gidilecek güzel yerlerdendir.

    -Leman Kültür Kadıköy : Ah o beni benden alın Leman sokağı <3

    -Kemal Usta Waffle Kadıköy : İstanbulda en iyi waffle yapan yer.

    -Karaköy Güllüoğlu:Tek kelimeyle Efsane

    Aklıma geldikçe editlerim.

    (gizlinot: kilolarımın nasıl geldiğini bu entryde anladım)

    13 ağustos 2015 10:04

    5. Kapalıçarşı-mahmutpaşa-mısır çarşısı:

    tramvayla kapalıçarşı durağında inip, meydanın ve çarşı girişinin insanı bunlatan kalabalığını aştıktan sonra çarşının içinin serinliği karşılar sizi. Giriş kapıları kalabalık olsa da ara yolları nispeten tenhadır. Dükkanlar turistlere yönelik pahalı hediyelikler satsa da dansöz kıyafetlerine, renkli mumluklara, halılara, arap işi sapsarı altın mücevherlere bakmak benim yine de çok hoşuma gider. Bedestenlerde çok güzel takılar da vardır. Çarşının kalbinde yer alan alan şark kahvesinin türk kahvesi, yeri biraz karşık olsa da havuzlu restoran’ın da osmanlı usulü yemekleri başarılıdır.

    Çarşıda oyalandıktan sonra mahmutpaşa çıkışından çıkıp yokuş aşağı ilerlediğinizde envai çeşit ıvız zıvırın satıldığı dükkanlar ve belli bir ürünün yine her türlüsünün satıldığı hanlar yolun iki yanında yer alır. Buradaki dükkanlara dandik şeyler satıyor diye burun kıvırmayın, gidin gözünüze çarpan şeylere bakın. Fiyatlar acayip uygun. Kıyafet falan belki alınmaz ama ev eşyası, örtü, tabak çanak gibi şeylerde güzel parçalar oluyor. Ayrıca yine bu güzergah üstünde kına gecesi için ihtiyacınız olan olmayan envai çeşit şeyin satıldığı dükkanlar, tokacılar, boncukçular, pasta malzemeleri satan han falan var. Yolun sonunda ise kuru kahveci mehmet efendi’nin kapısında kuyruk olan dükkanının mis gibi türk kahvesi kokusu karşılıyor önce sizi. Seviyorsanız mutlaka 1 paket kahvenizi alın. Oradan da mısır çarşısına geçip kuruyemiş, baharat ve doğal kozmetik dünyasına dalın.

    Sultanahmet :

    evet ilk duyduğunuzda çok turistik gibi gelse de sultanahmet ara ara gidip gezmesi gayet zevkli olan bir yer bence. Yukarıdaki kapalıçarşı turu içine de dahil edebilirsiniz yada sadece sultanahmet’e gidip etrafı gezebilir, topkapı sarayı’nın gölge ve nispeten serin bahçesinde takılabilirsiniz. Hatta topkapı sarayı’nın iç kısmına da girip gezmenizi tavsiye ederim. Manzara tabii ki muhteşem. Ayrıca sultanahmet’te kanuni’nin hürrem sultan’a hediyesi olan ve mimar sinan tarafından yapılmış hürrem sultan hamamı var. Gerçekten çok güzel bir mimari eser. İçi oldukça turistik ve fiyatları pahalı olsa da denemeye değer. Sultanahmet denince tabii ki meşhur köfteciye gitmek gerek ama özellikle teraslarından deniz manzarası görünen bir çok güzel cafe de var civarda.

    Rumeli kavağı ve garipçe :

    bu ikisine 3 senedir gitmedim. Çok bozuldu köprü inşaatı ile birlikte diyorlar ama yine de gidip görmeye değer yerler. Sarıyer’den giderken geçtiğiniz yollardaki yeşillik ve boğaz manzarası yeter. Otobüs ile de ulaşılabiliyor. Garipçe’de karadenizli bir ailenin işlettiği asmaaltı diye çok güzel bir restoran var. Kahvaltıları meşhur. Restoran ahşap bir ev, içinin otantikliği korunmuş sayılır. Yazın da bahçes var. Aslıda ilk gittiğimizde tamamen salaş bir yerdi ve çok sıcak bir havası vardı. Sonra her yeri bembeyaza boyadılar ve bence bozdular o havayı. Haftaiçi gitmekte fayda var yalnız haftasonu çok kalabalık.

    Şile:

    buraya da yazın haftasonu gitmeyin bacılar. Hele denize falan diye hiç gitmeyin. Ama sezon dışı zamanlarda gayet sakin ve güzel bir yer. Üsküdar’dan otobüsle gidilebiliyor. Arabanız varsa daha da çok seçenek var tabii, ağva yolunda falan ama otobüsle gittiyseniz de sahilde mendirekte yürüyüş, çarşısındaki caddede yer alan ve hepsi deniz manzaralı mekanlarda oturup bir şeyler yemek için güzel oluyor.

    Caddebostan sahil :

    aslında sadece caddebostan değil bostancı-fenerbahçe arası yürüyüş yolunun tamamı güzel. Caddebostan ise en kalabalık ve en hareketli kısım. Çimlere yayılıp piknik yapan, müzik dinleyen, hatta canlı müzik yapan, içen eğlenen ve birbirine karışmayan bir sürü insan oluyor. Ayrıca kumsala inip daha sessiz sakin takılma imkanı da var. Açılır kapanır sandalye de varsa ohh.

    13 ağustos 2015 16:24

    6. Bu başlığa keşke herkes beğendiği kafeleri restoranları yazsa diyorum. Benim tatlı alanında tecrübem çok o yüzden bir kaç tane güzel tatlıcı yazayım.

    -çikolata diyarı. Kalamıştaki starbucks'a yakın. (link: https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/736x/ca/21/50/ca21507e03e5c06c9474ad651c10a2dc.jpg Bombastik) ve (link: http://turkagram.com/wp-content/uploads/2015/12/Sosyetik-Oreolu-Snickersli-Cheesecake-Cikolata-Diyari-Istanbul-Fenerbahce-Calisma-Saatleri-1100-2330.jpg Sosyetik) isimli tatlılarından bombastik çok taklit edildi.

    -çikolata dükkanı. burası modada kemal ustaya gelmeden sağ ara sokakta. Burada da (link: http://3.bp.blogspot.com/-ganjQRQJMLU/VQFUptCxz9I/AAAAAAAABd4/piK6CRy3c5g/s1600/IMG_3440.JPG Asuman) ve (link: http://turkagram.com/wp-content/uploads/2015/09/Mualla-Belcika-waffle-pastaci-kremasi-baklavalik-fistik-muz-ve-eritilmis-belcika-cikolatasi-Cikolata1.jpg Mualla) meşhur. Sonradan bombastiğin çakması olan (link: http://66.media.tumblr.com/9af258213ec6bf28d2d7854779389346/tumblr_o66xwr732C1vouqldo1_1280.jpg Ferhundeyi) çıkardılar. Ama bombastik kadar güzel ve fiyatı daha uygun.

    -mendels. Burası beşiktaş akaretlerde kahve dünyasının karşı çaprazında. Burada da bombastiğin çakması var. J'adore'daki oh la la beatrice'in de çakması var. Ama ben burda (link: https://pbs.twimg.com/media/CWdQMIKWwAET9nv.jpg Chateleti) beğeniyorum.

    Saydığım tatlıların fiyatları da 13-20 lira arasında değişiyor.

    3 kasım 2016 13:35

    7. *kilyos kumköy gittiniz gittiniz yoksa donarsınız bu zamanlardan sonra ama mutlaka gidin.

    *atatürk arboretumu en yakın zamanda en boş zamanınızda gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. zira sonbahar ve oralar şu an mükemmel.

    *tuzla palmiye balık restoranı. acayip ucuz zaten sosyal tesis ve deniz kıyısında.

    eskiden adı *mavi haliç cafe*ydi haliçte ama şimdi sahibi ve adı değişmiş. manzarası çok güzel ama acayip pahalanmış.

    *otağtepe

    3 kasım 2016 15:48 3 kasım 2016 15:49


    8. süslülerimiz engin gezme tozma, yeme içme zevkleriyle güncellese, yeni keşiflerini paylaşsa tadından yenmeyecek başlıktır efendim.

    5 eylül 2018 13:47

    9. Koç müzesi... Ben geçtiğimiz zamanlarda ikinci defa gittim. Gidip görülmesi gereken bir yer. Konum olarak da Haliç'de yer aldığı için manzarasına doyum olmaz.

    Yuşa tepesi. İnancınıza göre düşünmeden o manzarayı tadın derim.

    Yine manzarası şahane yer; İstanbul'un balkonu, ayazma.

    5 eylül 2018 19:59

    10. Bayram tatilinde Istanbuldaydım ve hazır trafik ve kalabalık yokken uzun yıllar önce aldığım yapı kredi yayınlarından çıkan İstanbulun Sokakları adlı kitabı çantama attım ve onun rotasında gezmeye karar verdim.

    Kadiköy, Çengelköy, Kuzguncuktaki sokaklarla başladım.

    Hiç gitmedim, geçmediğim sokakları keşfediyorum ve buna bayılıyorum. Hedefim 1,5 yıl içinde kitaptaki tüm sokakları gezmek.

    Dün Balat ve Fener'e gittim Balat'ın cumbalı renkli evleri, şirin kafeleri, atölyeleri ve tatlı sokak kedileri ruhumu doyurdu diyebilirim.

    İstanbul'da böyle bir yerin halen korunuyor olması umut vericiydi. Boş bir gününüzde gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Şehirde bir parça estetik görebilmek için ideal.

    Bu arada sizde merak ederseniz gezdiğim sokakları instagramdaki sayfamda paylaşıyorum.

    Minimalist_yasam_gulay

    5 eylül 2018 22:40