yeni
popüler
    güncel
    popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    süslü
    # vücut
    • linki kopyala
    • girdiler (21004)
    • medya (1708)
    1

    1. Bu güneş kremini arkadaşımda denemiştim, elimin üstüne sürdüğümde bebeksi kokusu ve nemli hoş ince hissi yüzünden almıştım fakat eyy dostlar bu nedir allah aşkına.

    Güneş kreminden beklentimiz nedir? Bizi korusun, üstüne makyaj yapabilelim, gözümüz yanmasın, bembeyaz kalmasın.

    Hiçbirini karşılamıyor maalesef :( Güneş kremi sürme konusunda asla cimri değilim ve uygulanması gerektiği gibi bolca uyguladığımda maalesef (gizlinot: hibrit filtreli hem kimyasal hem fiziksel filtre var) bembeyaz oluyorum, kaşım gözüm her yerimde beyazlık kalıyor hatta oturmasını bekledikten sonra göz kenarlarımda, göz kapağı katlanma noktalarımda ve nasolabial çizgilerimde beyaz beyaz güneş kremi birikiyor ki ben 27 yaşındayım aşırı bir kırışıklığım yok. Henüz mayıs ayında bile yağlı yağlı hissinden bana bıkkınlık geldi. Sürdükten sonra gözlerim yandı hatta gün içinde göz yanması geçip bir daha gözüm yandı, gözüm yandıkça sulandı sulandıkça akıp daha çok yandı korkunç bir loop içinde kaldık kendisiyle, üstüne tazeleme yaptığımda topak topak oldu kesinlikle konforlu bulmadım, bu güneş kremiyle anlaşabilen insanların gereğinden az oranda sürdüğünü düşünüyorum, çünkü ben de kendimi kandırmak adına(gizlinot: tamamiylen vicdanımı rahatlatmak adına sürdüğümde) azıcık kullandığımda aşırı beğenmiştim ahahahha. tabi o zaman koruyuculuğu da olmuyor. Filtrelerini incelediğimde hem fiziksel (ki beyazlık sebebi bu zaten) hem kimyasal filtreler içerdiğini gördüm. Kimyasal filtreleri ise eski nesil maalesef :( indirimde uygun fiyata düşse de ben kesinlikle tekrar almayacağım

    19 mayıs 22:56 20 mayıs 16:17

    3

    13. bu ürünü bir kaç yıl önce çıktığında çok beğenmiştim, o dönem kullandığım la roche posayin fluid versiyonuna uygun ve güvenilir bir alternatif olarak görmüştüm. Hatta yakın arkadaşım ve annem de kullanıyordu fakat kendisiyle yaz tatili dışında anlaşamıyorum süslüler :( gözümü denize girdiğimde yakmaması falan hoş ama şehir hayatında üstüne makyaj yaptığımda (ki fondöten kullanmıyorum sadece gözaltım burnum falan concealer kullanıp pudralarım) kötü görünüyor ve suya dayanıklı rimelimin akmasına sebep oluyor. Makyaj yapıp özeneceğim günlerde elim güneş kremi kullanmaya gitmiyor açıkcası, yani deniz kenarında acımadan kullanmak için okey olsa da günlük hayatta tercih etmem

    19 mayıs 22:39

    54. haftanın belirli günleri değil, 3 günde bir duş alıyorum. "pazartesi, perşembe, pazar, çarşamba, cumartesi..." gibi düşünün. 

    duş rutinim ise şu şekilde (ürün yorumları da içerdiği için uzun);

    haftada 1-2 kere hc care saç yağını saç diplerime, kremini ise ıslattığım boy ve uçlara kullanıyorum. min 1 saat olacak şekilde bekletebildiğim kadar bekletiyorum. aslında geceden yapmak da çok iyi ama yastığıma bulaşacak diye uykum zehir oluyor, put gibi yatıyorum boyun ağrısıyla uyanıyorum sabah.

    ayda 2-3 defa duştan önce saçıma, koltuk altıma ve üst bacaklarıma luv it arındırıcı tonik sürüyorum ve 20 dk bekletiyorum. cilt kararmalarını ve çilek görünümünü azaltsın, peeling yapsın diye.

    ayda iki defa, duşa girmeden önce ve genellikle hc care kullandığım güne denk getirerek (gizlinot: everything shower olsun diye) tüm vücudumu jiletle alıyorum. herhangi bir erko traş köpüğü kullanıyorum. lazer yaptırdığım için tek tük çıkmış oluyor zaten.

    rutin şeklinde değil ama şöyle bir bakıp ihtiyaç duyduğumda kaşlarımı cımbızla topluyorum, makasla biraz üstten alıyorum. zaten yoğun kaşlarım yok maalesef. sonra tüm yüzümü missha'nın yüz jiletiyle alıyorum. çok iyi bir ürün, yüze çok uygun. böylece peeling de olmuş oluyor. gerekli mi? değil tabii ki. ben kaş üstlerimi alıyordum, bir gün tüm yüzde denemek istedim ve sonuç hoşuma gitti. bu arada tüm yüzüme kullanmadığım bir balm falan varsa onu uyguluyorum bu işlem öncesinde ve iki aşamalı temizlik yapıyorum arındırmak için.

    yağ kullandığım günlerde mutlaka kerastase genesis bain şampuanı kullanıyorum. aslında arındırıcı şampuan olarak geçmiyor ama iyi arındırdığını düşünüyorum. tamamen hissel, öznel bi' yorum bu. 

    eğer yağ kullanmamışsam kerastase gloss absolu veya moremo repair (sülfatsız) şampuanı kullanıyorum. gloss absolu şampuan bence biraz şişirilmiş bir ürün ama kokusu o kadar güzel ki... bitince tekrar almayacağım ama.

    yağ kullanmadıysam şampuanı direkt arındırıyorum, kullandıysam bekletiyorum birkaç dakika. kullanmadığım senaryoda direkt loreal glycolic gloss laminasyona geçiyorum. saçımın boy ve uçlarına, bir de kahküllerime sürüyorum. nemlendirmesinden memnunum. mandal tokayla tepede topluyorum çünkü saçlarım uzun, uyguladığım kremin sırtıma bulaşmasını ve birazdan kullanacağım duş jelinin saçıma bulaşmasını istemiyorum. 

    bu sırada yves rocher duş jeli ile ipek kese kullanıyorum. koltuk altına duş jeli getirmiyorum çünkü oradaki bakteri florasını bozmak istemiyorum. aslında bu ürün temiz içerikli ama parfüm olması bi tık çekinmeme sebep oldu.

    saçlarımı ve vücudumu birlikte arındırıyorum. alerma nemlendirici saç maskesi kullanıyorum yine boy, uç ve kahküllere. burada alternatif olarak hc care kremi veya longtake sandalwood treatment da kullanabilirim. mandal tokayla topluyorum.

    bunu bekletirken yüzüme odaklanıyorum. foreo ile veya mia klinika enzim peeling ile fiziksel peeling yapıyorum. sonra yine tüm vücudu arındırıyorum.

    saçlarımı iyice arındıktan sonra yine mandal tokayla topluyorum. maruderm'in yüz yıkama jelini duş lifiyle kullanarak özellikle sırtımı ve koltuk altımı temizliyorum. bu adımın sebebi daha önce saç kremlerini iyi arındıramadığım için boynumda ve sırtımda sivilce çıkmış olması. ve tabii ipek lifi koltuk altımda kullanamamış olmam. yüzümü de lif kullanmadan bu ürünle yıkıyorum son kez, saç kremi yüzümde kalmasın. maruderm olmasının sebebi de büyük şişe, uygun fiyat, temiz içerik kombinasyonu. kışın salisilik asitli olan da rutine giriyor peeling için. fakat maruderm ipek lifle köpürmüyor asla, bu nedenle yves rocher’a da ihityaç duymuştum. 

    son olarak yves rocher hindistan cevizli vücut peeling'ini kullanıyorum. bunu peeling için değil nemlendirmesi için kullanıyorum aslında. çok ovalamadan nazikçe masaj yaparak uyguluyorum, ya böyle bir şey yok inanılmaz nemlendiriyor. bunu da arındırıyorum. sonunda çıkıyoruz evet. 

    çıktığımda jilet yaptığım günlerdeysek kurulanıp hızlıca braun silk expert ile lazer yapıyorum. uygulama bende bluetooth ile eşleşmeyi bıraktı ve hiç yardımcı olmadılar. ama memnunum, saç çizgimi de düzelttim lazerle. eğer jilet yapmadıysam kurulanmadan vücut nemlendirmeye geçiyorum, bunu yapmamın sebebi o nemi cildime mühürlemek. önce pure choice nemlendirici toniği tüm cildime uyguluyorum. böyle hızlı bitiyor ama indirimlerde hep 200₺ altına alıyorum bu ürünü, çok da iyi nemlendiriyor. sonrasında victoria's secret amber romance kremini tüm vücuduma uyguluyorum. daha sonra nuxe kuru yağ. en son amber romance vücut spreyi. çok sevmiyorum ama almışım bir kere bitsin.

    sıra saça geliyor. havluyla kuruluyorum. pamuklu tişörtlerimden biri eskise onlara geçeceğim aslında ama kıyamıyorum... sonra kerastase night serumu uyguluyorum. bu ürün cüzdanınızı kurutabilir ama saçınızı çok iyi nemlendirir. onarır. bu ürünü kullandığımdan beri saçlarıma iltifat alıyorum. kuaförlerden bile. sonrasında kerastase gloss absolu saç sütü uyguluyorum ısı koruyucu olarak. lazım mı? değil. herhangi bir ısı koruyucu yeter ama bu serinin kokusu... yaktı beni. sonra yine gloss absolu saç yağını uyguluyorum nemi mühürlemek için. çok az miktarda ürün yetiyor, ağırlaştırmıyor. seride en sevdiğim ürün bu galiba. serinin saç parfümü de var bende, ki kokusunu sevdiğim için şaşırmamak lazım ama parfümü diğer ürünleri kadar güzel kokmuyor bence, alkol kokuyu sertleştirmiş. o temiz saç kokusu yok yani. 10 puan veriyorum güzel şişesi hatrına.

    sonrasında airwrap'le saçlarımı kurutup fön çekiyorum. fön becerim 7/10 falan. kuruttuktan sonra diplere gloceans biberiye suyu, elseve growth booster, kerastase specifique bakım kürü veya radix sprey ürünlerinden sadece birini kullanıyorum. kerastase harici diğer üç ürün uygun fiyatlı ve bence kerastase'dan daha iyi. bu ürünleri yüksek frekans veya dermaroller ile uyguluyorum.

    aslında böyle yazınca çok gibi göründü ama çoğu şey seçenekli, hepsini aynı anda yapmıyorum. o yüzden çok uzun zaman almıyor.  

    okumak istemeyenlere ön bilgi vereyim; aşağıdaki paragraf duşla değil, motivasyonla ilgili. enerjiyle ilgili yorumlara yönelik yazdım. 

    aslında ben de aynı şekilde düşünüyordum fakat bakış açımı değiştirme kararı aldım çünkü yaptığım her şey bana zulüm gibi geliyordu. yemek yapmak, duş almak, kendimle ilgilenmek... hatta zamanla hobilerim, kitap okumak, film izlemek bile bunlara eklendi. ben de artık her şeye farklı bakma kararı aldım. sevmediğim şeyleri önyargısız tekrar denedim, zor gelen şeyleri neden yapmak istediğimi, hedefimi kendime hep hatırlattım. yaparsam nasıl hissedeceğimi düşündüm. örneğin "çarşaf değiştirmekten nefret ediyorum, yorucu" demek yerine "bu gece mis gibi tertemiz çarşaflarda uyuyacağım" demeye başladım. duş rutinimden kariyer hedefime kadar her alanda uygulamaya çalışıyorum bu bakış açısını.

    15 mayıs 19:25


    53. Salı, perşembe,cumartesi günleri basitçe duş alıyorum.

    Saçı şampuanla, vücudu sabun ile lifleyerek yıkama ve saç kremi sürüp o sırada da jiletle temizlik.

    Pazar günleri daha detaylı bir rutinim var. Duş öncesi saç yağı uyguluyorum. Saçımı 2 kez yıkıyorum. Ve sonra duşta saç maskesi yapıyorum. Vücudumu da önce keseleyip sonra sabunlayıp sonra da duş jeli ile tekrar yıkıyorum. Duş sonrası da saçıma normalde kullandığımdan daha farklı bir saç serumu ve durulanmayan krem kullanıyorum. Ipl lazer yapıyorum ve sonrasında Tüm vücuduma nemlendirici losyon sürüyorum banyodan çıkıyorum.

    14 mayıs 12:58

    52. geçmiş için konuşayım. duş değil, hamam rutinim vardı... sıcak suyun altında en az yarım saat kalmak, saf doğal zeytinyağı sabunuyla keselenmek gibi... gün aşırı bunu yapar, her gün de dışarıdan eve geldikten sonra saçımı yıkamadığım kısa bir duş alırdım. yıkanmazsa ölecek hastalığından mustarip yaşadım uzun süre. duştan sonra da güzelce kremlenip parfümlenmeyi hep sevdim.

    uzun süredir temizlenme amaçlı ortalama 20 dakikalık bir duş alıyorum ve minimal ürün kullanıyorum. yaşam koşullarının üzerine binen sağlık sorunları, kleopatra hamamı huyumdan vazgeçmeme sebep oldu. cildim artık eskiye göre kuru ve ince, saçlarım çok daha geç yağlanıyor ve günlerce temiz kalabiliyor, toza toprağa maruz kalmazsam tabii... bu açıdan ihtiyaçlarım da eskiye göre değişti.

    kısaca temizleniyor ve çıkıyorum. sabun, belki sırf kokusu için süs diye duş jeli, saç kremi yahut maskesi, yüz temizleyici, intim jel ve yallah...

    11 mayıs 21:49

    5

    13. dermokozmetik ürünleri yüzüm için alsam da vücum için o kadar para vermeye nedense elim gitmiyordu. bu ürün hediye edilince deneme şansına eriştim ve gerçekten farka oldukça şaşırdım.

    yapısı başka kremlere göre biraz kalın ama cilde sürdüğünüz zaman diğerlerinin aksine direkt emiliyor, yapış yapış hissiyat yerine derinlemesine nemi hissettiriyor.

    400 ml olduğundan uzun süreli kullanıma müsait. pompalı olduğundan ürün kullanımı daha temiz ancak sonlara doğru ürün pompası ürünü iletmiyor ve ürüne erişmek de kabı kesilmediği sürece oldukça zor oluyor.

    11 mayıs 12:16

    5

    1. arkadaşımın önerisiyle alıp çok memnun olduğum güneş kremi. adının hakkını vererek sürdükten sonra yüzde kadifemsi bir yumuşaklık yaratıyor. benim gibi kuruya dönük karma ciltlerin yüz kremi sürmeden bile memnun kalacağı bir ürüne dönüştürüyor bu hissiyat da onu.

    yapısı ne çok katı ne de çok sıvı. yüzde beyazlık bırakmıyor. diğer güneş kremlerinde olan göze akma problemi bu üründe kesinlikle yok. yaz için de kış için de uygun oldu benim için.

    11 mayıs 11:57


    51. duşa girmeden 1 saat önce saç diplerimi hc care yağ ile yağlıyorum

    saç uçlarını ıslatıp saç maskesi yapıp en az 40 dakika bekletiyorum

    urban care pembe şampuanda iyicd yıkıyorum

    gerektiği zamanlarda mor şampuan

    ardından yine normal şampuan

    şampuanlama işlemi bittikten sonra saç maskesi yapıp 5 dakika bekletiyırum

    o saçımda beklerekn kese köpük

    varsa tüylerin alınması

    bazı zamanlarda peeling

    ardından arındırma.

    haftada 2 gün 2 yk tuz 2 litre suyla karıştırıp her şey bittikten sonra son su olarak vücudam döküyorum

    duştan sonra mutlaka bir nemlendici ile vücudumu nemlendiriyorum

    bu kadar

    11 mayıs 08:54

    50. baştan yazayım bu uzun ve şımarık bir rutin. evim dışında bir yerde aldığım duştan keyif alamıyorum bu yüzden. uzun da sürüyor, bu yüzden adımların arasında suyu kapatıyorum.

    yazlık rutin:

    duştan 40-45 dk önce argan yağı, elimde fastan gelen bir yağ var uzun süredir memnunum.

    saçım yağlıyken kuru manikür ve pedikür

    olaplex no 3 (saçlarımın dip boyasını yaptırdıktan sonra)

    saçlarımı basit bir şampuanla yıkıyorum, gerekirse mor şampuan da kullanıyorum.

    saç kremi ve saç maskesi sürüp beklerken vücut keseleme

    beyaz sabun ile arındırma

    duştan sonra

    yüzümü bioderma pembe jelle yıkama ve doktorum yazdıysa serum/krem

    bioderma atoderm hem yüz hem de vücut nemlendirme.

    bebek yağı

    kurulanıp old spice limonlu deodorant

    dyson ile fön ve saç spreyi ile sabitleme.

    %100 pamuk anane geceği ve iç çamaşırları belki cilt bakım maskesi ve gua sha

    *vücudu sabundan ve saç ürünlerinden arındırmak ve kullandığımız saç spreylerini yüze ve vucüde denk getirmemek önemli, buna küçüklüğümden itibaren dikkat ederim. hiç vücut sivilcesi sorunu yaşamadım.

    *zeytin yağı ve tuzu karıştırıp peeling yapıyorum bazen, bence tuz insanı dinlenmiş hissettiriyor. o zaman kese kullanmıyorum.

    *duş başlığını astığımız yere rezene, lavanta, okaliptus gibi bitkiler asmayı seviyorum.

    *duş alırken ana banyo ışığı yerine tavana yansıtılan atmosfer lambaları kullanıyorum. su altındaymış gibi hissediyorum.

    *küvette buruşana kadar oturmayı da seviyorum, o zamanlarda da yine tuzlu su yapıyorum.

    *kokulu mumları seviyorum ama çou sağlıksız, bazen paraya kıyıp gerçek gül esansı alıyorum ondan çok çok az mum fitiline sürsem bile hoş kokuyor.

    *saç kurutmayı başkasına yaptırmayı seviyorum. bazen ailemden birinden yardım alıyorum ben de onların saçlarına fön çekiyorum. :)

    8 mayıs 21:00 8 mayıs 21:15

    5

    7. ambalajında yazmıyor ama (link: https://www.rossmann.de/de/pflege-und-duft-sunozon-med-sonnenfluid-lsf-50/p/4305615830988 rossmann'ın sitesine göre) suya dayanıklı güneş kremi.

    oktokrilen içermeyen kimyasal filtreli bir krem. avrupa menşeili olduğu için mercan dostu yani reef safe. vegan ayrıca. cruelty free konusunda da rossmann ürünleri bilindiği üzere gri bölgede, biraz bulanık, ben şahsen deney olasılığını düşük görüyorum ama.

    piyasadaki en underrated ürünlerden biri olduğunu düşünüyorum. içerik listesi inanılmaz minimal ve başarılı. çoğu çok daha pahalı ve hatta bazı dermokozmetik güneş kremlerinde bile rastladığımız kurutucu alkol, parfüm, esans, linalool, yağ gibi gereksiz, irite edici ya da ağır komedojenik maddeler içermiyor.

    üstteki girdilerde yağlı yazanlar olmuş, arkadaşlar güneş kremleri yapıları gereği yağlı bir his bırakırlar zaten, bu yağ içerdikleri için değil SPF maddelerin yapıları gereği. içeriğini başlığa ekleyeceğim, yağsız bir ürün. tek eksisi kendi adıma söylemem gerekirse phenoxyethanol içermesi ama sizin bu maddeye karşı bir rahatsızlığınız yoksa onun da önemi yok.

    çevremdeki herkese aldırıyorum bu kremi, bu fiyata daha iyisi yok, var diyen çıksın karşıma. (gizlinot: random was here) kozmetikte, özellikle cilt ve saç bakımında kalitenin ürün fiyatıyla zerre alakası olmadığının kanıtlarından biridir bu ürün. içinde özellikle şu aktif olsun bunu yapsın gibi bir beklentiniz yoksa, tek istediğiniz korumasıysa olabilecek en basic güneş kremi piyasadaki.

    ve yine reklamla itham edilmeden önce hayır rossmann'da çalışmıyorum lol. (gizlinot: hatta hiçbir yerde çalışmıyorum iş tekliflerine açığım)

    13 nisan 16:13 13 nisan 16:21