yeni
popüler
sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (39)
  • medya (1)
ilk sayfa
önceki sayfa

11. (bkz: alüminyum)

29 aralık 2014 23:06

12. Formaldehid ve Formaldehid Vericiler

Koruyucu olarak ürünlere ekleniyor. Formaldehid,

çok az miktarlarında bile mukozayı tahriş edebilen ve alerjilere neden olabilen bir madde.

Ayrıca kanser yapma riski aşırı yüksek. Üstelik cildin hızla yaşlanmasına neden olmaktadır.

Formaldehid Vericiler:

İmidazolidinil-Üre

2-Brom-2-Nitropropan-1,3-Diol

5-Brom-5-Nitro -1,3-Dioksan

Diazolidinil-Üre

DMDM-Hidantion

Hidroksimetilglicinat

Sodyum Lauril Sülfat

„Şampuanlardan duş jellerine, diş macunlarından deterjanlara kadar geniş bir alanda kullanılıyor.

„Dünyada en çok kullanılan yüzey aktif madde / deterjan / tensid.

„Mukozayı ve diş etlerini tahriş etme ihtimali çok yüksek.

Halojenli Organik Bileşikler

Brom, iyot ve klor içeren binlerce maddenin oluşturduğu bir gruptur. Çoğu alerji oluştururken

bazıları kansere neden olabilmekte, hepsi de çevrede birikmektedirler.

Kathon (klormetilizotiyazolinon + metilizotiyazolinon) ıslak mendillerde ve kozmetiklerde koruyucu olarak kullanılmıştır.

Triclosan Klorlu organik bileşik.

Deo, diş macunu, duşjeli, losyon ve kremlerde kullanılıyor. Vücutta karaciğer fonksiyonlarını

etkileyebilmektedir. Dioksin de içerebilmektedir.

Dioksin vücutta birikebilmekte, bazıları çok az miktarlarıyla bile klor aknesi oluşumuna, bazıları

ise kansere neden olabilmektedir.

PEG / PEG Türevleri

Emülgator olarak kullanılırlar. Cildi, zararlı maddeler için daha geçirgen yaparlar. Dioksan

ve etilenoksit gibi kirlilikleri içerebilirler.

Ftalatlar Plastiklerde ve kozmetiklerde yumuşatıcı olarak kullanılmaktadır. Cilt tarafrından emilir ve cildin koruma mekanizmasını olumsuz etkiler.

Ftalatların karaciğer, böbrek ve üreme organlarında zararlar oluşturdukları ve bir

hormon gibi etki yapabildiği sanılmaktadır.

Oyuncak ve bebek ürünlerinde bulunmamalıdır.

Ftalatlar, çevrede parçalanmadan kalabilmektedir.

Parafinler / Silikonlar /Petrol Ürünleri

„

Parafin yağ ve mumları yutulursa (örneğin dudak boyaları ile) karaciğer, böbrekler ve lenf düğümlerinde birikirler. Katta kalp kapakçıklarında iltihaplı rahatsızlıklara neden olabilirler. Silikonlar, parafinler gibi mukozayı tahriş edebilirler.

Aromatik Aminler

Azoboyalarının yapı taşlarıdır. Bazıları hayvan denemelerinde kanser yapıcı olarak sınıflandırılmıştır. Avrupa Birliği 22 aromatik aminin tekstil boyalarında kullanılması yasaklanmıştır

(Örnek : Benzidin, 2,4-Tolulendiamin, 3,3-Dimetoksibenzidin).Fakat bazı saç boyalarında aromatik aminler bulunduğu görülmektedir Fenilendiamin ve Tolulendiamin gibi).

kaynak: ekolojik ürün

ukte: pinklipstick

8 şubat 2015 13:58

13. Mümkün olduğunca kaçınmamız gereken içeriklerdir. Pahalı olması veya üzerinde bitkisel ibaresi olması temiz içerikli olduğu anlamına gelmez. Ürünlerin etiketini okumayı öğrenmek gerek. Bu konuda balbakım'ın yazıları rehber niyetindedir.

Okumak için:

 1.bölüm

 2. bölüm

8 şubat 2015 17:34 8 şubat 2015 17:38


14.  burada okuduğum yazıyla aldım elime ürünlerimi neredeyse hepsinde özellikle silikon bulunuyor, diğer zararlı maddelerden de olanlar var tabi.benim en çok çekindiğim madde silikon,çok sevdiğim l'oreal skin perfection günlük nemlendirici ve pure beauty bulgarian rose bb krem içinde de var.özellikle bb kremin içinde bol bol var kendisinden.bilmemenin verdiği huzuru arıyorum şimdi

23 şubat 2015 14:07

15. Formaldehyde, triclosan, paraben, ethylene oxide ve lead de bunların başında gelir. Lütfen ürün içeriklerini okuyunuz, sağlığınıza önem veriniz.

23 şubat 2015 20:28

16. zararlı içerikler konusunda şu an aktif olmasalar da kozmetik avcıları isimli blogun biraz fazla detaylı ama oldukça iyi bir yol gösterici olduğunu düşünüyorum. ve yukarıda da yazıldığı gibi eğer bunlara dikkat etmeye başlayacaksak ewg skindeep olmazsa olmazımız.

önceden bu konuya daha çok önem veriyordum aslında ama yaşadığımız ülkenin içinde bulunduğu durum düşünülürse vücuduma sürdüğüm şeyden önce bu stres ve üzüntü beni hasta eder diye düşünüyorum ve o şey beni mutlu edecekse, rahatlatacaksa alıyorum. yine de bildiğim kadarıyla birkaç noktaya değinmek istiyorum. belki birilerine faydası dokunur.

1-her maddeyi tek tek inceleyip saplantı haline getirmeye gerek olmadığı kanısındayım. belli başlı birkaç şeyi/içerik okumayı öğrendikten sonra yarar/zarar ilişkisine göre kullanabiliriz bence. mesela "kötü içerik kaçıncı sırada?", "benim bünyem alerjiye meyilli mi?", "bu ürünü ne sıklıkla, vücudumun hangi bölgesinde kullanacağım?" gibi şeyleri düşünmek seçimlerimizde fayda sağlayabilir.

2-tabi bunları düşünürken yatkınlığı da es geçmemek lazım. alerjik bünyesi olan bir insan zaten risk altındadır ama sizin şu ana kadar bir şeye alerjinizin çıkmamış olması hiç olmayacağı anlamına gelmez. alerjik reaksiyon bardağın taşma noktasıdır. beklemediğiniz bir anda çıkabilir. alerjik değilim diye de yüzümüze kedi çişi sürmeyelim

3-ürünün formu da önemli bence bu konuda. vazelin kıvamındaki/katı kıvamdaki bir ürün losyona göre kısa vadede vücudunuzu daha nemli tutabilir ama losyonun büyük bir yüzdesi su olduğu için daha az zararlıdır. aynı ürünün losyonunda yüzdece en çok bulunan madde su iken vazelinde petrolatumdur.

4-ürünün vücudunuzda kalma/emilme süresi de karar vermemizde bize yardımcı olabilir. alacağımız şey bir yıkama jeli mi yoksa bir vücut kremi mi?

5-bir ürünün high end, drugstore hatta dermokozmetik olması bile içerik açısından çok bir şey değiştirmiyor maalesef. bu yüzden alırken içerik okumak, en azından fikir sahibi olmak önemli.

6-gözlemlediğim kadarıyla vegan markalarda temiz içerik bulmak daha kolay oluyor. bir taşla iki kuş. her temiz içerikli ürün vegan olmayabiliyor ama vegan olanlar genelde daha temiz içerikli oluyor.

7-açıkçası ben bu "ya paraben vardı almadııım" diyenlere çok gülüyorum. bu paraben işinin biraz da pazarlama taktiği olduğunu düşünüyorum. evet henüz kanıtlanmamış olsa da bu koruyucu maddenin östrojeni taklit ettiği ve göğüs çevrenize, koltuk altınıza sürmeseniz dahi kanser yapıcı etkisi olduğu söyleniyor ama birden tüm markaların ıslak mendile kadar her ürüne 'paraben yoktur' ibaresi yapıştırması biraz tuhaf gelmedi mi? tamam paraben yok da ne var içinde kardeşim? paraben yok ama çok afedersin bi sürü b.k püsür koymuşsunuz bunun içine. bir kere zaten kozmetik bir ürün almak vücudunuza kimyasal sürmeyi kabul etmek demek ve üzgünüm ama kozmetik sektöründe kullanılan, soluduğumuz havanın içinde de olan etkinliği kanıtlanmamış, kanıtlansa da bize açıklanmamış zibilyon çeşit kimyasal var. o yüzden gözünüzün üzerine bilmemkaç haftada bir sürdüğünüz bir farın içerik listesinin sonlarındaki ethylparaben ifadesine takılmak yerine genel olarak sadeleşmek, bilinçlenmek hem sağlığınız hem bütçeniz açısından faydalı olacaktır. ama taa en başta dediğim gibi biraz güzel kokmaktan şımarmaktan zarar gelmez.

benim şu sıralar kozmetik bir ürün alırken dikkat ettiğim şeylerden başlıca aklıma gelenler bunlar. vakit bulursam ve yapılmamış olursa bir gün önemli içerikleri tek tek yazmayı da isterim. aklıma geldikçe bu girdiyi de düzenleyeceğim. umarım faydalı olmuştur. bir hatam varsa, bilmediğim eksik yazdığım bir şey olduğunu düşünüyorsanız, "aa bu kızçe cahil cahil konuşmuş o iş öyle değil aslında" diyorsanız lütfen mesaj kutumu morlandırın ki düzelteyim. çünkü bilinçlenmek önemli. zaten harala hurala tüketim toplumudur almış başını gidiyor. hyrt bşi. hadi sağlıcakla.

24 şubat 2015 21:21

17. Tamamen kaçınmak mümkün olmasa da, mümkün olan azami gayreti göstererek ve az bir zaman ayırarak, okuyarak farkındalığımızı artırabileceğimiz bir konudur. Latince isimler, hangi maddenin hangi amaçla kullanıldığı işin ehli/uzmanı olmayanlar için hiçbir zaman tam olarak anlaşılmayacaktır ancak tüketici olarak zaten belli başlı şeylere dikkat edilmesi alınan sonuçlardaki kalite oranını baya artıracaktır.

Dünya üzerindeki en özel varlık, insan, düşünebilen, yorumlayabilen, araştırması gereken canlı. Vücuduna ve bilhassa yüzüne özen gösterirken hem cebini, hem doğayı koruyabilir, hem de parasıyla kendine zarar vermekten mümkün mertebe kaçınabilir.

Kadın kişi kendini aptal yerine koyan pazarlama stratejilerinden, şişirilme ürünlerden, cebe zarar/doğaya zarar eli kanlı markalardan kaçınabilir. Evet yapabilir. İstesin yeter.

25 nisan 2015 12:03 25 nisan 2015 12:04


18. bu konuda kesin bir bilgim yok, açıkçası dünya üzerinde kesin bir bilgi olduğunu da sanmıyorum. hergün biri bir diğerinin araştırmasını makalesini yalanlar nitelikte bir makale sunuyor ortaya, nasıl güveneceksin? ki artık çoğumuz biliyoruz, sektör nereye yönlendirmek isterse o makaleler parlatılıp sunuluyor. bu ilaç sektöründe de böyledir. bizi böyle yönlendiriyorlar.

o yüzden ben kendime şöyle bir yol buldum, cildim neye reaksiyon gösteriyorsa(bu hafif bir kaşıntı da olabilir, kızarıklık da olabilir, ertesi gün çıkan kocaman bir sivilce de olabilir) o benim için zararlıdır. başka türlü bu işin içinden çıkılmaz.

8 mayıs 2015 15:39

19. Eczaneden aliyorum bi zarari yoktur dedigim bioderma urunlerini elime alip burdaki zararli maddeleri icerik kisminda aradim masallah hepsi var. madem oyle gideyim garnier alayim param cebimde kalsin. Yok yani istersen doktor tavsiyesiyle al istersen gir en pahalli dukkana en pahalli urunu al oluyor icinde bunlar. Kacis yok sanirim.

11 haziran 2015 00:29

20. Bu tarz konuların çok abartıldığını düşünüyorum. Neye göre, kime göre zararlı. Dönem dönem insanlar kafayı bişeye takıyor. Açıkçası burda yazılanları görene kadar ne paraben bilirdim, ne silikon, ne alüminyum. Annem 50 yaşında ve burda zararından bahsedilen hemen herşeyi 20 yaşından beri kullanıyor olmasına rağmen 40 bile göstermiyor. Ömrü boyunca yüzüne doğal olmayan hiç bir şeyi sürmeyen anneannem ise cilt kanseriyle savaşıyor. Ha bu inatla kullanalım demek değil tabiki. Ama mesela sülfat zararlı deniyor, benim için sülfatsız şampuanlar tam anlamıyla intihar demek, denedim olmadı. Alüminyum zararlı deniyor ama deodaranttan tam verim almak demek bunu kullanmak demek. Çoğu zararlı denilen maddeler ürünlerin ömürlerini uzatmak için kullanılıyor, şahsen içinde hiç bir zararlı madde olmadan 1 ayda bozulacak ürünü denetimli olarak zararlı madde içeren ama 1 yıl giden ürüne tercih etmem. Sonuçta bunlar denetleniyor, sağlık açısından belirtilen miktarın üzerinde olması mümkün değil. Onu geçtim kremin içindeki minimal parebenden daha çok kanserojene zaten günlük yaşantımızda maruz kalıyoruz.

11 haziran 2015 03:05