yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1)
    • medya (0)

    1. Başka bir mental bozukluğun (borderline, okb, posttravmatik stres bozukluğu vs.) daha da mümkün kıldığı ve herkeste kendine özgü tetikleyicileri olan bu ataklar aniden size dünyanın sonu gelmiş gibi fiziksel acıdan daha yoğun acılar çektirip kıvrandırabilir. Öyle bir acı ki Diş ağrısı, kol kırığı, böbrek taşı olsa tercih edecek hale gelirsiniz. Dünya kapkaranlık olur ve çıkış yolu bulamazsınız. Karamsarlığın son raddesinde kendinizi sevemeyip, gerçeklikten tamamen kopup başarısızlık, yalnızlık hissi ile dolarsınız. Yataktan kalkamayacak kadar kıvranırsınız, derdinizi anlatamadan yardım beklersiniz, aldığınız hiçbir nefes size tam yetmez. Atak geçirdiğinizi farketmek müdahale etmek için farklindalik yaratır diye düşünseniz de atak geçirdiğinizi görüyor olmak başlı başına bir yılgınlık, karamsarlık sebebidir. Nüksettigini görmek, hayatınız boyunca omzunuzda yük olacağı düşüncesine katlanamazsiniz. Ölmek istersiniz, bırakın eyleme geçmeyi ismini zikredemeyecek kadar zavallı hissedersiniz. Öylece geçmesini bekleyip bir sonraki ne zaman gelip sizi bulacak diye diken üstünde beklersiniz. Evet gerçekten de bu ataklar fiziksel acı gibi insana hayati zehir eder. Bilimsel araştırmalar da fiziksel ve mental acının beyindeki uyardığı reseptörlerin aynı bölgede olduğunu kanıtlamıştır.

    Regl dönemi ve benim şahsi tetikleyicilerimle birleşmesi sonucu iki gündür aralıksız bir acı çekiyorum. Bir iki saat sürecek sandım ancak geçmedi bu seferki. Her şeyin yolunda olduğuna, evham yaptığıma, geçecek olduğuna ikna edemiyorum kendimi. Bulunduğum ortamdan uzaklaşmam mümkün değil ve etrafımda iletişim kurduğum kimse yok. Xanax, Ativan gibi Acilde verilen sakinlestiriciler ya da iğneler çözüm sunuyor, zira bir ağrınız olunca nasıl geçmesini beklemek yerine ilaç tedavisi alıyorsanız kuvvetli atakları bu ilaçlar ile göğüslemek normaldir. Bunu günlük alıp bağımlısı olunan antidepresanlar ile aynı kefeye koymak doğru değildir. Ben ilaçlardan anlık olarak olumlu geri dönüş alıyorum ancak şu an bulunduğum yerde hastane yok. Çaresiz haldeyim. Boğazımdan lokma geçmiyor. Bu atağa yatkın insanları biraz besinsiz kalmak, d vitamini eksikliği bile mahvedebilir. Gerçekten bunun için açıp sözlükte yöntem arayacak kadar çaremin tükeneceğini bilmezdim. Umarım bunu sonuna kadar okumuş süslüler ilgi budalası gibi görmez beni. "If you know you know" Yani bilen bilir, bu satırları okuyunca bundan muzdarip insanlar ancak ne demek istediğimi anlayacaktır.

    Bunun iyi ya da kötü bir insan olmak ile hiç alakasi kalmıyor bir süre sonra. Kim olduğunuz önemli değil. İyi de kötü de, yaşlısı da genci de, fakiri de zengini de dindari da dinsizi de aynı acıyı çekiyor. Bazen duaya, eşe dosta ya da meditasyona sığınmak yetmiyor. Okuyanlarin hepsi ne sebeptense bu bahsedilen acıyı aynı tarifle yaşıyor. Herkesin sebebi kendine özgü, bunları okuyup da aynı yollardan geçmiş, bana ve bundan sonra eğer bununla ilgili çıkar yol bulamayan buralara uğrayan başka Süslüler olursa hepimize dokunabilecek yatıştırma, atağı dindirmek için, ruhen durulmak için kısa süreli önerebileceği çözüm yöntemleri bulmuş olan süslüler var ise buraya bu başlığın altına ya da mesaj kutuma yazarsa çok sevinirim.

    Çünkü kendimiz gerceklikten kopup ileride bunun geçeceğine ikna olamıyorken aynı şeyleri göğüslemiş başkalarının buralara yazdığı iki üç cümle bile, yalnız olmadığınızı, illa ki geçeceğini söyleyen telkinler bile insana kaybettiği huzuru geri verebiliyor. Umarım herkes huzurunu getirecek kendi yöntemini bulur çünkü inanın kimse bu döngüye hapsolmayı haketmiyor.

    30 ağustos 2020 15:04