3.
aslında artmadıklarını daha görünür olduklarını düşündüğüm gruptur. bizim en büyük yanılgımız erkekler statüye bakmaz yaptığın pilava bakar diye yanlış düşünceye inanmamız. inanın erkeklerde en az kadınlar kadar karşısındaki insanın statüsüne bakıyor. mesela gerçek zenginlerin elitlerin hiç kendinden aşağı biriyle evlendiğine şahit olmadım. en bariz örneği koç ailesi. 2 gelinleride onlar kadar olmasada varlıklı ailelerden geliyor. özellikle 80 ve sonrası doğumlu yönetici koltuğunda oturan kaç erkek lise mezunu ev hanımyla evlenmiştir mesela?
ekleme: kızlar paranız olsun erkekler her ayıbınızı örter.(erkeklerin fikrinin önemi olmamalı tab.) ayrıca burda statüden kastım para,makam, miras gibi şeyler
2.
gülümseten başlık.
o kadar haklılar ki, "maaş soran kız"; "kirada oturmam diyen kız" gibi meselelerde direkt yansıtma yapıyorlar.
bazen öyle tipler var ki, artık acınası durumdalar ya... "o kadar parası olan kadının seninle ne işi olabilir embesil" diyorum içimden. hele zaten kriptodan zıkkımdan parayı vuran bi tipse geçmiş olsun... koşarak uzaklaşın, hemen.
31.
Bize hep spor yapın, sağlıklı kalın deniyor. Ancak çok genel olduğu için nedenini detaylıca anlayamıyoruz.
20'lerimde hep 50-55 kilo arasında gidip geldim. Yeme düzenimi bozmadığım, bir diğer ifadeyle kaloriyi abartmadığım takdirde kilo almıyordum.
30'larda bu durum ben anlayamadan değişti. Aynı şeyleri yiyorum, aynı düzendeyim ama tartı sürekli artıp duruyor ve şiş hissediyorum. Vücudumu bir süre tanıyamamaya başladım. Pandemi etkisi de var tabii ancak olayın kas kütle ağırlığımdan kaynaklı olduğunu fark etmem biraz zaman aldı. Kas artınca yaktığınız kalori de artıyor. Örneğin çok ufak bir harekette diyelim 10 kalori vereceksiniz, eğer kas kütleniz yüksekse 20 olabiliyor o sayı. Aynı hareketten 2 kat kalori yakmak demek. Ne zaman sporu aksatmasam kilo düzenim kendine geliyor, şişlik gidiyor. Arada diyorum kendime; keşke 20'lerde kas yapmaya biraz önem verseydim.
30'lardaki ve 40'lardaki arkadaşlarımdan da genelde aynısını duyuyorum. O yüzden evet, denildiği kadar spor önemli.
8 ağustos 15:42
8 ağustos 15:43
1.
Hep bana mı denk geliyor yoksa küresel çapta servet avcısı erkek sayısında ciddi bir artış mı var onu anlamaya çalışıyorum.
Önce full süzüyorlar. Kıyafetine bakıyor, şık giyiniyor saati marka, demek bunda para var diye düşünüyor. Sonra emin olmak için alttan alta evin araban var mı onun yanıtını almaya çalışıyor. Senin yoksa ailenin var mı yazlık vs dahil test ediyorlar.
Bana bankada şu kadar doların var mıdır diye soran oldu lol. Dedim beş kuruşum yok. Sıradan, çalışan, işçi sınıfı biriyim işte.
Daha çok böyle örnekler de bende kalsın. Bir anda soğuyorum böyle olunca. "Ahh canım kıyamam kendine anne mi arıyorsun sen minnoş" diyesim geliyor.
24 temmuz 23:27
24 temmuz 23:31
71.
vardır bi sebebi. hayatıma girmiş olmanın da, hayatımdan ansızın çıkmış olmanın da.
yas sürecimi hatırlattın bana. toplayabilmek için önce gerçekten dağılmam gerektiğini anladım yıllar sonra. yara bantlarıyla tamir edilmişim, fark etmedim. önce tamamen eriyip sonra yeniden şekillenmem gerekiyormuş; altın misali.
bugün seninle olan mevzumu bir daha açılmamak üzere kapattım. allahım teşekkür ederim, çok teşekkür ederim. şüphesiz ki, her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. evet, her zorlukla beraber, bir kolaylık vardır'
70.
Sen, o kendinden bin kere tereddüt eden halinle bende dağlar kadar büyük etkiler yaratıyorsun. Bir de sevseydin önce kendini, sonra beni. Neler olurdu, neler?
15 mart 01:14
15 mart 01:20
69.
sen gerçek olamayacak kadar muhteşem bir şeydin. kedi değil minik bebeğimdin benim, en iyi arkadaşımdın, oğlumdun. ama biliyorum ki (bkz: soulmates never die)
68.
Seninle tanışalı neredeyse 2 yıl oldu, nasıl geçti anlamadım, acı tatlı bir sürü an paylaştık. Gülüşünü ve sakinliğini seviyorum en çok. Belki günün birinde koparız veya aramız bozulur ama bozulmasın ya:( olur da kopsak bile beni kötü anma, başka hiçbir şey istemiyorum senden.
78.
birisi yorumlarda anonim olarak şöyle bir şey yazmış.
belki o yorumunu silip gidecek ama ben bu kadar akıllıca bir çözümlemenin ortadan kaybolmasına izin veremezdim. o kadar güzel açıkmış ki, bu tecrübeler çok kıymetli. yapıştırıyorum alta, iyi okumalar ^^
"aslinda "evlenmeden once sevismeyin, erkegin ayagina gitmeyin, buyuk hediyeler almayin, hesaplari odemeyin"in altinda sandiginiz gibi muhafazakarlik veya kadin narin bir cicektir, erkek gucludur ve kadina para harcamalidir" gibi bir fikir yok. cok daha onemli bir fikrin iliskisel pratikleri bunlar. bazi ilkelerin nasil uygulanmasi gerektigini dogrudan soylemis oluyorlar. mesela, "seni somurmeyi hedefleyen bir sistemde, sana zarar vermesi muhtemel bir canliya karsi sinirini ciz, ozel ve kiymetli seylerini onlara degeyecegini kanitlamayan insanlara sunma, zihinsel, fiziksel ve maddi imkanlarini sunmadan once karsidaki kisinin sadece bunlari somurme amaci tasiyip tasimadigini gozlemle, bu kavramlarin karsi taraf icin ne ifade ettigini ve senin icin ne ifade ettigini dusun, nasil bir insan istedigini ve karsindakinin buna ne kadar uydugunu, iliskiden ne bekledigini iyice anla" demek o kadar havada kaliyor ki. kadinlarin cogu sinir cizmesi gerektigini biliyor, nasil cizecegini bilmiyor. ama kadinlarin cogu ilk bulusmada sevisme, ust uste hesaplari oduyorsan bi dur dusun, ozel gunlerde hic cicek gelmiyorsa iliskiyi sorgula" tarzi seyleri daha kolay pratige dokebiliyor."
5.
Bir arkadaşım başka bir arkadaşım ile birbirini tanımak üzere görüşmeye başladılar. Ben aracı değildim. Bu işin olmamasını da kıza tavsiye etmiştim.
Erkek olanın yarın doğum günü vardı. Kız, İzmir'den İstanbul'a bana dün kargo gönderdi, sürpriz olsun diye hediyeyi benim vermemi istedi. Olur demiştim.
Kargo bugün bana teslim olmadan daha, erkek kızdan ayrılmış. Sebebini bile dememiş, hatta kıza açılanın kendisi olduğunu bile ne hatırlamış ne de sorumluluğu olmuş. Sanki okul arkadaşı ile konuşur gibi konuşmuş.
Kız bana da hediye göndermiş, tek ben faydalanmış oldum.